Keşkül

Keşkül

Malzemeler 8 Kişilik
  • 1 kg süt
  • 1 su bardağı şeker
  • 2 yemek kaşığı tepeleme nişasta
  • Yarım su bardağı su
  • bir yumurtanın sarısı
  • 1 paket vanilya
  • toz badem
Hazırlanışı
  1. Öncelikle süt ve şeker ocağa konur.
  2. Daha sonra ayrı bir kapta yumurta sarısı nişasta ve su iyice çırpılır topak kalmayacak
  3. süt ve şeker iyice kaynamadan (ısındığında ama) içine yavaş yavaş çırptığımız karışım ilave edilir vanilya da ilave edilip toz bademde içine konur ve koyulaşınca kaselere paylaştırılıp soğumaya bırakılır.
  4. Soğuduğunda üzeri istenilen şekilde süslenir. Afiye olsun..

Şöbiyet Tatlısı


Geldik 2015 'in ramazanına .. Çok şükür kavuşturana..
Rahmet ayı, bereket ayı, dua ayı, şükür ayı, tövbe ayı ..... Uzaaar gider öyle güzel hasletler var ki bu ay da saymakla bitmez sanırım.. Ben davet almayı çok seviyorum bu ay da, bol bol iftarda misafir ağırlamak, onun koşturmacası, heyecanı çok başka. Listemi yaparım hemen kimleri alıcam hangi gün alıcam vs. O listeyi bile hazırlamak ayrı zevk benim için. Değişik tarifler denemeyi de çok seviyorum ikramlarımı farklı sunumlarla hazırlamak bana keyif veriyor.
İlk kez denediğim Şöbiyet tatlısı tarifini sizlerle paylaşmak istedim
Gelelim tarife;

Şöbiyet Tatlısı

Malzemeler

  • Bir paket baklavalık yufka
  • 200 gram tereyağ
  • dövülmüş ceviz
İç Muhallebisi

  • 2.5 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı irmik
Şerbeti

  • 2 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker
  • 2-3 damla limon

Yapılışı

Öncelikle şerbet yapılır şeker ve su tencereye koyup orta ateşte kaynayıncaya kadar pişirilir 5-6 dk kaynatıp iki damla limon ekleyip altını kapat soğumaya bırak. Daha sonra muhallebisini pişir çok koyulaşmadan altını kapat soğuyunca da katılaşacak çünkü. Daha sonra baklavalık yufkaların aralarına erittiğimiz tereyağından sür her kata 20 kat olana dek. Ben 16 kattan yaptım bu sefer o kadar kalmıştı evde tekrar almadım. Aynı şekilde oldu. En son katı koyduktan sonra tereyağı sürme küçük kareler halinde eşit bir şekilde kes. kesilmiş her bir kareye iç muhallebisinden bir tatlı kaşığı koy çay kaşığıyla da dövülmüş ceviz koy iki ucu birbirine katla üçgen olacak şekilde. kalan tereyağı da üzerine gezdir. 180' lik fırında 45 dakika pişir. İyice kızarsın. Fırından çıkınca ilk sıcaklığı geçtikten sonra şerbetini üzerine gezdir. Mmm oh misss .. İster kaymak ister dondurmayla servis edebilirsiniz be dondurmayı tercih ettim  :)) Afiyet olsun..


Oğlum 17 Aylık


Canım oğlum.. Hızla büyüyorsun zaman geçiyor.. Son bir aydan bahsedelim biraz;

  • Yürüyor, koşuyor, kelime ya da hareketlerle istediklerini net bir şekilde ifade ediyor bebeklikten çıktı da adam oldu sanki artık.
  • 10 küsür kelimesi var cümle kuramıyor tabi, henüz iki kelimeyi bile bir araya getirmişliği yok garibimin
  • Yaşıtlarıyla ve çocuklarla bir arada olmaktan inanılmaz keyif alıyor çocuk çocuğu biliyor dedikleri cidden doğru ya. bir araya geldiğinde beraber oynamaya çalışıyor hele ilk bir çocuk gördüğünde ki tepkisi yok mu bayılıyorum o haline bana bakıpta hemen ayyyy ayyyy demesi mest oluyorum resmen
  • Yeme sorunu yaşamayan bir çocuk aslında ama sabah kahvaltılarında bu ara isteksiziz hiç zorlamıyorum ben tabi haftasonu kahvaltılarda beraberiz haftaiçi Aysun babanneyle beraber o da zorlamıyor biliyorum ama garibim çok üzülüyor
  • Severek yediği şeyler; meyvenin her türlüsü en çok muz tabi, yoğurt ve ayran en bayıldıkları, sulu yemeklerden hepsini yer , ev makarnası ama domatesli, çorbalardan tarhana ve yoğurt çorbası, tatlıyla da pek arası yok oğlumun ona çekseymişim keşke :) sütlü tatlılardan bir keşkülü bayılarak yer
  • bu aya gelene kadar çok hastaneye gittik geldik o konuda ablasına çekmemiş hiç sık hastalandı oğlum , soğuk algınlığı , bronşit başlangıcı iki kez hava bile alması gerekti veremedik o ayrı ortalığı yıktı çünkü, ablası kreşten rota virüsünü kaptı getirdi canı saolsun tabi , kendi de kardeşi de perişan oldu, baya bir ağır atlattık ne illet bir virüsmüş ki bana bile bulaştı ve yatağa yatırdı hepimizin onar gün sürdü virüsü taşıdığımız dönem. 
  • kızım üç buçuk yaşında üç kez antibiyotik kullandık ama oğlum 17 aylık dört kez antibiyotik kullandık maalesef istemeden de olsa kullanmak durumunda kaldık çünkü hastalığı geçmedi kullanmadığımız zaman denedim tecrübeyle sabit :(
  • demir eksikliğimiz olduğu için hala ferrum kullanıyoruz
  • hastayken hep kucağımda yatar , hoş normalde de bana yapışık vaziyette, babasına da çok düşkün ama (her ne kadar herşeye baba deyip hitap kelimesi bile baba olsa da) bana düşkünlüğü çok ayrı
  • Kan grubu A(+) bana düşkünlüğü bundan mı acaba ;) ablası babayla aynı kan grubu bizde oğlumla aynı grubuz .
  • gündüz uykusu bu ay bire düştü daha doğrusu geçen ay anneannede kaldık bir 20 gün orda ister istemez düzen değişti , tek uykuyu seçti pikaçuuu
  • Akşam  20:00 ile 20:30 arası annesiyle keyif yaparak uyuyor oğlum malum şekilde :))
  • Tuvalet eğitimine bu yaz geçmek isterim aslında ama henüz hazır değil yavrum herhangi bir sinyal yok çünkü , zaman kolluyorum bakalım nasip. bunu da bezden kurtardık mı tamamdır bu iş :)
  • ev işlerinde çok yardımcı iş bölümü yapıyoruz :) toplamak bana ait dağıtmak da oğluma süper dağıtıyor maşallah oğluma , özellikle itina ile astığım çamaşırları teker teker evin holüne yol yapıyor üretken benim oğlum dedesi ve dayıları gibi mühendis olacak yol yapmaya şimdiden başladı ;) teftişten pek çaktığı yok valla babaya çekmeyecek sanırım ne yalan söyleyeyim halbuki aynı burçtalar ama :D
  • telefonla konuştuğumuzda telefonu almak için elini uzatıyor karşıdan gelen sesi dinlemeye bayılıyor tabi hemen elimizden alıp aynanın karşısına koşup omzuna dayadığı telefona aduu diye sesleniyor karşı taraf istediği kadar yırtınsın umurunda mı :)
  • canım yavrum evde hepimizle ayrı ayrı vakit geçirmeye bayılıyor her birimizin yeri ayrı bunu o kadar güzel hissettiriyor ki ablası bile ciddi farkında bu durumun
mutlu bir aileyiz biz canım yavrularım ve eşimle daha çok güzel günlerimiz olsun inşallah..



Hızlı Kilo Vermenin Yolları

Hızlı kilo vermek ve sağlıklı olarak hızlı kilo vermek arasında büyük fark var. Örneğin şok diyetlerle 1 haftada 4-5 kilo vermek aslında kilo vermenin temel amacı olan yağlardan kurtulmayı sağlamıyor. Bu tip diyetler sadece su ve bir miktar kas dokusu kaybına yol açıyor. Ayrıca şok diyetlerle verilen kiloların kısa bir süre sonra geri döneceği neredeyse garanti.Sağlıklı hızlı kilo vermenin yolu ise beslenme alışkanlıklarınızı düzenleyip, kalorisi düşük ancak besleyici özelliği olan gıdaları daha çok tüketip düzenli egzersiz yapmaktan geçiyor. 

Hızlı Kilo Verebilmek İçin Beslenmenin Düzenlenmesi

Şekeri Hayatınızdan Çıkarın

Kilo vermek için atılması gereken en önemli adım “boş kalori” kaynaklarının beslenme programından çıkarılmasıdır. Kalori değeri yüksek ancak besin değeri düşük (vitamin, mineral, protein, yağ içermeyen) gıdalar kilo vermenizin önündeki en büyük engel.
Şeker ise bu listenin başında geliyor. Taze sebze ve meyvelerden alınan şeker vücudumuz için yeterliyken hazır gıdalar ve içeceklerden aldığımız şeker sağlıklı bir beslenme için almamız gerekenin 4-5 katını buluyor. Günümüzde, özellikle gençler arasında günlük kalori alımının neredeyse %10’u şekerli içeceklerden geliyor . Üstelik bu içeceklerin vücuda hiçbir katkısı yok.

Bağımlılık yaratan şekerin bel bölgesi yağlanmasının başlıca sorumlusu olduğu artık biliniyor. Ancak şekerin kilo verememize hatta kilo almamıza etkisi sadece çok yüksek kalorili olmasından ileri gelmiyor. Yapılan araştırmalar aşırı şeker tüketiminin bize doyduğumuzu söyleyen “leptin” hormonu direncine yol açtığını ortaya koyuyor. Yani şeker tükettikçe daha geç doyuyoruz ve iştahımız daha da açılıyor.
Şekerli içeceklerin diyet olanlarını tüketmek belki size kilo aldırmaz ancak bu içeceklerde kullanılan yapay tatlandırıcıların sağlığa pek çok zararı olduğunu unutmayın.
Hızlı kilo vermek istiyorsanız pasta, kek, bisküvi ve diğer paketlenmiş atıştırmalıklar, diyet veya normal gazlı içecekler, paketlenmiş meyve suları, küp şeker ve diğer sonradan eklenmiş tüm şeker kaynaklarını beslenmenizden çıkarın. Birçok meyve doğal olarak şeker içerir. Eğer şeker ihtiyacı duyuyorsanız üzüm, muz, elma, armut gibi meyveler (kontrollü olarak) tüketebilirsiniz.

Nişastalı Besinler

Ekmek, patates, makarna, pirinç gibi karbonhidrat değeri yüksek nişastalı besinler kilo vermenizin önündeki engel olabilir. Tüm nişastalı gıdalar kötüdür demiyorum ancak nişastalı gıdaların “rafine” ve “doğal” (basit ve kompleks) olarak 2 farklı türü bulunuyor.
Örneğin beyaz ekmek yada beyaz pirinç rafine karbonhidrat sınıfına girer. Rafine karbonhidratların besin değeri oldukça düşüktür, daha az besin lifi içerirler ve yarattıkları tokluk hissi kısa sürer. Ayrıca bu tip besinler çok hızlı sindirildiği için kan şekerini kısa sürede yükseltirler.
Diğer yandan rafine edilmemiş kompleks karbonhidratlar daha yavaş sindirilir ve kan şekerini daha yavaş yükseltir.
Beyaz ekmek, makarna, beyaz pirinç, patates yerine çok olmamak kaydıyla bezelye, mercimek ve kuru fasulye, kepekli ekmek, çavdar ekmeği yemek kilo vermenize yardımcı olacaktır.

Daha Çok Protein

Karbonhidrat yerine (ekmek, pirinç, patates, makarna…) protein ağırlıklı beslenmek (et, balık, yumurta, süt ürünleri…) hızlı kilo vermek konusunda size iki temel noktada destek olur.
İlki protein bakımından zengin gıdalar tokluk hissini uzatarak öğünler arasında açlık krizine girmenizi önler ve bu sayede gün boyu daha az kalori almanızı sağlar.
İkincisi ise proteinin metabolizmayı hızlandırıp, enerji kaynağı olarak vücuttaki yağ depolarının kullanılmasına yardımcı olmasıdır.
Günlük olarak sağladıkları kalori oranları aynı olsa da karbonhidrat ağırlıklı bir diyet yerine protein ağırlıklı bir diyet uygularsanız kaybettiğiniz yağ oranı daha fazla olacaktır.

Yağdan Korkmayın

Diyete başlar başlamaz tüm yağ tüketimini ortadan kaldırmak çok doğru değildir. Çünkü hem karbonhidratı hem de yağı azaltırsanız kendinizi halsiz hissedebilir ve diyetten vazgeçebilirsiniz.
Tabii yağ seçiminde dikkatli olmak gerekiyor çünkü her yağ birbirinin aynı değil ve vücuda etkileri farklı olabiliyor. Margarin ve benzeri yağlardan uzak durun ve zeytinyağı, ceviz yağı, keten tohumu yağı, balık yağı gibi omega yağ asitleri bakımından zengin yağlar tüketin.
Ayrıca haftada 2-3 kez yağlı balık yiyerek veya her gün 2-3 ceviz, 10-15 fındık veya badem yiyerek yağ ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Sağlıklı Kilo Vermek İçin Günde Kaç Kalori Almalıyım?

Hızlı veya yavaş, kilo vermenin başlıca kuralı gün içinde yediklerinizden ve içtiklerinizden aldığınız kalorinin harcadığınız kaloriden az olmasıdır. Yani kilo almamak için ve kilo vermek için aldığınız kalori miktarını kontrol altında tutmalısınız.
Sağlıklı, dengeli beslenen ve ideal kilosunda olan kişiler için önerilen günlük kalori miktarı 19-31 yaş arası kadınlarda 2000 aynı yaş aralığındaki erkeklerde 2400’dür. Düzenli olarak egzersiz yapıyorsanız daha fazla kaloriye ihtiyaç duyabilirsiniz. Yaş ilerledikçe metabolizma yavaşladığı için kalori ihtiyacı da azalır.
Beslenme uzmanlarının ve doktorların sağlıklı ve kalıcı kilo verilmesi için önerdiği kalori miktarı kilonuzu korumak için almanız gereken kaloriden 500 kalori daha az almanız yönünde. Örneğin kilonuzun sabit kalması için 2600 kalori almanız gerekiyorsa bunu 2100’e düşürmek bir süre sonra kilo vermenizi sağlayacaktır.
Yarım kilo yağ yakmak için harcanması gereken kalori miktarı +-3500’dür. 1 hafta boyunca günde 500 kalori az alırsanız 7×500=3500 yani haftada 0.5-1 kilo arası verebilirsiniz. Bunun hızlı bir kilo kaybı olduğunu söylemiyorum ancak sağlıklı, kolay ve kalıcı kilo vermek için uzmanların önerisi bu.
Daha hızlı kilo vermek içinse günlük kalori miktarını daha da düşürmelisiniz.
Uzmanların genel sağlığın bozulmaması için tavsiye ettikleri minimum kalori miktarı 1300-1600 arasında değişiyor.
Yani kilo verme hızını arttırmak için günde 700-800 daha az kalori alabilirsiniz. 800 kalori daha az aldığınızı kabul edersek 800×7=5600 yani haftada 1.5, ayda 6 kilo verebilirsiniz.

Hızlı Kilo Vermek İçin Egzersizin Önemi

Aldığınız kalori miktarını istediğiniz kadar aşağı çekemiyorsanız veya kalori azaldıkça kendinizi bitkin ve halsiz hissediyorsanız daha çok hareket ederek aradaki açığı kapatabilirsiniz. Egzersizin kilo vermeye etkisiyle ilgili şöyle bir örnek vereyim; diyet yapmayan 60 kilo biri her gün 45 dakika hızlı tempoda yürüyerek ayda 2 kilo verebilir. Yaptığınız egzersizi orta zorlukta bir diyetle desteklerseniz ayda 4-6 kilo verebilirsiniz.
Egzersiz sadece yağların yakılması için değil kasları geliştirmek ve vücuda şekil vermek için de tavsiye ediliyor. Kilo verirken vücudunuzun daha şekilli görünmesini istiyorsanız hangi bölgeniz daha yağlıysa o bölgedeki kasları çalıştıran egzersizler yapabilirsiniz.
Bölgesel egzersizlerin o bölgedeki kiloların verilmesine etkisi yoktur ancak kilo verdikten sonra ortaya çıkan kaslarınızın daha belirgin olmasını sağlar.
Egzersiz alışkanlığınız yoksa hızlı kilo vermek için birden vücudunuza yüklenmeyin çünkü aniden yapılan egzersizin yaratacağı kas ağrıları ve aşırı yorgunluk egzersiz düzeninizi bozabilir. Yavaş yavaş başlamak hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Örneğin yürüyüş yapacaksanız ilk hafta günde 30 dakika yüksek tempolu yürüyerek başlayın ve süreyi her hafta 15 dakika arttırarak devam edin. Kondisyonunuz arttıkça temponuzu arttırabilir, sürenizi 2’ye bölerek yarısında yürüyüş yarısında koşu yapabilirsiniz.

Hızlı Kilo Vermek İçin Diğer Öneriler

Uykunuzu Düzenleyin: Fazla uyku uyanıkken metabolizma hızının yavaşlamasına, az uyku ise gün içinde enerji eksikliğinden dolayı daha çok kalori almanıza neden olur.
Stresi Azaltın: Aşırı ve sürekli stres nedeniyle salgılanan hormonlar hem iştahı arttırır hem de vücudun daha fazla yağ depolamasına yol açar.
Diyet Günlüğü Tutun: Yediklerinizi detaylı olarak bir kenara yazmak ve yemeklerinizin kalori miktarlarını hesaplamak hem diyete bağlılığınızı arttırır hem de istediğiniz sonuçları elde edemiyorsanız neleri yanlış yaptığınızı bir bakışta görebilmenizi sağlar.
İştahınızı Azaltın: Greyfurt, yulaf, elma, yumurta, zencefil, yeşil yapraklı sebzeler gibi besin değeri yüksek kalorisi düşük bazı gıdalar doğal olarak iştahınızı azaltır.
Öğünlerinizi Küçültün: Tepeleme dolu bir tabakla masaya oturmak doysanız bile yemeye devam etmenize neden olabilir. Tabağınızı çok doldurmayın. Hatta bazı uzmanlar küçük tabak kullanmanın “gözü doyurduğunu” ve psikolojik olarak daha az yemek yendiğini söylüyor.
Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin: Herkesin bir yemek yeme “tetikleyicisi” vardır. Bazılarımız TV seyrederken atıştırmayı sever bazılarımız geç saatlere kadar çalıştığında iştahını kontrol edemez.
Günün hangi saatlerinin ve hangi aktivitelerin sizi atıştırmalıklara yönlendirdiğini belirleyin ve buna karşı önlem alın. Örneğin patates cipsi yerine kendinize önceden daha az kalorili ve sağlıklı bir atıştırmalık hazırlayarak dolaba koyabilir ve mideniz çok kazındığında onu yiyebilirsiniz.
Öğün Atlamayın: Atladığınız her öğün takip eden öğünde size daha fazla kalori olarak geri dönecektir. Ayrıca öğün atladığınızda metabolizmanız yavaşlar ve daha az kalori yakmaya başlarsınız.


Kaynak : iyigelenyiyecekler

Diş Çürüğü


Elif Serra'm 3,5 yaşını doldurdu , Yusuf Asım'ım da 1,5 yaşına bir ayı kaldı. Çocuklarımın gelişimleri iyi şükür her şey yolunda hamdolsun , ufak tefek elbette pürüzler oluyor ama dermansız dertten saklasın Rabbim .
Diş çürümesi erken başladı benim çocuklarda. Kızımın iki yaşını geçer geçmez sararmalar başlamıştı oğlumda ise daha şimdiden sararma boyutunu bile geçmiş durumda.
Serra'nın ilk dişi 9 aylıkken çıkmıştı geç çıkması iyidir dediler çürüme olmaz dediler alakası yok tamamen yapı ile ilgili bir durum bence bu.
Biberon çürüğü dediler ama biberon kullanıpta sapasağlam dişlere sahip olanları biliyorum ilgisi yok oğlum daha biberon görmedi onda da var demek ki bu durum bizde yapıyla alakalı.
Bu ara bol bol yazı okuyorum diş çürümesi ile ilgili, demir eksikliği ile de alakalı olduğu durumlar oluyor yazıyordu birinde. Bizde demir eksikliği de mevcut demek ki bu da bir etken.
Oğluma da diş doktoru yolu göründü bir ziyaret ederiz artık önümüzdeki günlerde ;)
Gelelim diş çürümesi ile ilgili faydalı yazılara;


Çocuklarda ağız ve diş hastalıklarının tedavileri koruyucu diş hekimliğinin temelini oluşturmaktadır. Süt dişi dizisi (6 ay-3 yaş) ve bunu izleyen karma diş dizisi ( 6-12 yaş ), gelişimin en aktif olduğu döneme rastlar. Bundan dolayı, kısa süreli dişler olmaları nedeniyle süt dişi hastalıklarının önemsenmemesini büyük bir yanılgı olarak düşünmek gerekir.
İlk diş hekimi ziyareti hangi yaşta olmalı?
Anne babalara çocuklarını bütün süt dişleri ağızda görülünce diş hekimine getirmeleri gerektiğini söylemekteyiz.
Neden bu kadar erken?
Çünkü çocuğunuzun hayatı boyunca devam edecek olan diş hekimliği uygulamaları bu yaşlarda başlamaktadır.
Çocukların dişleri niye çürüyor?
  • Süt dişleri daimi dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürüğe daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.
  • Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olduğunda fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.
  • Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynlerinin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.
  • Beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.
     
ÇÜRÜK OLUŞUMU ENGELLENEBİLİR Mİ?
Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilemedi, ancak çürük sayısını azaltmaya yönelik malzemeler günümüzde kullanılmaktadır.
  • Fissür örtücüler : Azı dişlerinin çiğnemeye yüzeyinde fissür denilen küçük çukurcuklar vardır. Fissür örtücü malzemeyle çukurcukların üzeri kapatılıp; o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürüğün başlaması önlenir. Bu işlem 6 yaşından itibaren kalıcı azı ve küçük azı dişlerine uygulanabilir.
     
  • Fluor uygulaması : Çürüğü engellemenin başka bir yolu da çürüğe karşı direnci arttırmaktır. Dişlere yüzeysel fluor uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.
     
  • Diş fırçalama : Anne ve babalardan en sıklıkla duyduğumuz yakınma çocuklarının diş fırçalamadığıdır. Çocukların ileriki yaşlarda bu alışkanlığı sürdürmesinin en kolay ve etkili yöntemi erken yaşlarda diş fırçalamaya başlanmasıdır.
     
Çocuklar için nasıl bir diş fırçası ve diş macunu seçilmeli?
Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Şu an piyasada çocuklar için özel hazırlanmış fırça ve macunlar bulunmaktadır. Çocuklar diş macununun tadını çok severler ve fırçalama esnasında yutarlar. Bu nedenle 3 yaşından küçük çocuklarda diş macunu kullanılmaması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Miktarını ise bir nohut büyüklüğü kadar diyerek tarif edebiliriz.
Çocuklarınıza diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması için işte size birkaç öneri:
  • Dişlerini fırçalarken ayrı bir diş fırçası ile siz de kendi dişlerinizi fırçalayın.
  • Ona birkaç tane diş fırçası ve diş macunu alın. Bu fırça ve macunlar farklı renkte ve değişik çizgi roman kahramanlarının olduğu fırça ve macun olsun. Her seferinde başka bir ikili seçmesini sağlayın. Bu seçim onun diş fırçalama isteğini ve motivasyonunu artıracaktır.
  • Önce kendisinin dişlerini fırçalamasını bekleyin, sonra siz onun oda sizin dişlerinizi fırçalasın.
  • Evde mutlaka diş fırçalama panosu oluşturun ve her fırçalamadan sonra pano üzerinde işaretleme yapın.
  • Banyoya bir kum saati yerleştirin ve her fırçalamada kum saatini ters çevirerek zaman tutun yaklaşık 2 dakikalık diş fırçalama yeterli olacaktır.
  • Unutmayın ki çocuğunuzun diş çürüğü hakkında hiçbir bilgisi yoktur.Ona yapışkan özelliği olan şeker, çikolata, bisküvi yedirin ve aynada dişlerinin üzerine nasıl yapıştığını gösterin. Daha sonra dişlerini fırçalatın ve dişlerinin ne kadar güzel, temiz ve beyaz olduğunu ona aynada gösterin.
  • Düzenli diş fırçalama ve diş hekimi tarafından uygulanan koruyucu yaklaşımlar ileride oluşabilecek diş problemlerinin önlenmesinde büyük rol oynayacaktır.

Demir Eksikliği

Daha önce kızımda yaşadığımız (kısa bir dönem az sürmüştü) demir eksikliği sorununu şuan oğlumda da yaşıyoruz maalesef. Oğlumdaki biraz daha fazla ,uzun bir süredir ilaç kullanımı yapıyoruz. Ferrum şurup verdi doktorumuz ve şurubun belli yan etkilerini görüyoruz bu da ister istemez beni, ilacı bıraksak nasıl olur, daha ne kadar kullanmalıyız ki?? gibi soruların cevabını araştırmaya sevk etti. Nette bayadır bununla ilgili yazılar okuyorum , tabi ki bilinçsizce şurup kullanımını kesmeyi düşünmüyorum. Önce bir kan sayımı tahlili yaptırıp sonrasındaki sonuçlara göre doktorumuzla görüşüp öyle bırakmayı planlıyorum.

Oğlumda demir eksikliği olduğunu fark etme şeklimiz korkunç bir katılma nöbetiyle gerçekleşti. Daha önce hiç görmediğim bu durum beni çok korkuttu ve doktora gidip tahlil yaptırarak bunun sebebinin demir eksikliği olduğunu öğrendik. Eğer böyle bir şey yaşamasaydık ilaç kullanımının üzerine çok düşmezdim biliyorum kendimi ama bu durumu yaşamak beni çok ürküttü. Üç kez oldu ağladıktan sonra katılıp mosmor kitlenip kalması ama bir daha olmasından öyle korktum ki sürekli hastaneye gidip kan sayımı ve demir ölçümü yaptırdık. Tahliller sonucunda doktorumuzun verdiği ilaç kullanımına daha özen göstermeye çalıştım. Şimdi de demir eksikliği sorunsalı ile ilgili netten topladığım yazılardan bir derleme yapıp paylaşmak istiyorum.

ÇOCUKLARDA DEMİR EKSİKLİĞİ

Demir eksikliği anemisi her yaş grubunda ve her iki cinste de görülebilmekle birlikte özellikle 6-24 aylık süt çocuklarında ve ergenlik çağında aneminin en önemli nedenidir. Ülkemizde demir eksikliği anemisi okul öncesi dönemde %30-%40 oranında saptanabilmektedir.  Annede çok ağır anemi olmadıkça zamanında doğan sağlıklı bebeklerde yeterli demir deposu vardır ve ilk 6 ayda demir eksikliği anemisi gelişmez. Altıncı aydan sonra demir eksikliği anemisinin temel nedeni hızlı büyümeyle birlikte diyette demirin yetersiz bulunması ve süt ağırlıklı beslenmedir. Ergenlik döneminde (12-18 yaş) hızlı büyümenin yanında, vejeteryan beslenme, yetersiz besin alımı ve zayıflama rejimleri önemli nedenlerdir.

Demir niçin önemlidir?
Demir, yaşam için çok önemli bir elementtir. Protein sentezi, oksijen taşınması, elektron transportu, hücre solunumu, pek çok enzimin yapı ve işlevinde görev alır. Eksikliğinde sadece anemi değil, sinir sistemi gibi diğer sistemlerin işlevlerinde de bozukluk ortaya çıkar.

Demir eksikliği anemisi nasıl ortaya çıkar?
Besinlerle alınan demirin ancak %10 kadarı (1-2mg/gün) barsaklardan özellikle duedonumdan emilir; geri kalanı dışkı ile atılır. Vücutta en önemli demir kaynağı eski eritrositlerin yıkımıyla açığa çıkan demirdir (20 mg). %12-25 kadarı karaciğerde gerektiğinde kullanılmak üzere depolanır. Günde 0,5-1 mg demir deri ve mukozal yüzeylerdeki hücrelerin dökülmesi ile kaybedilir. Adet gören kızlarda kanama süresince günde 1 mg kadar demir fazladan kaybedilir; besinle alınan demir miktarı artırılmazsa bir süre sonra açık ortaya çıkar. Tüm kişilerde eğer besinle alınması gerekli demir az alınırsa, emilimi bozulursa, demirin organizmadaki iletimi yapılamazsa, demire ihtiyaç artarsa ve kan kayıpları varsa demir eksikliği ve buna bağlı demir eksikliği anemisi gelişir. Demir eksikliği anemisi bir hastalık değil, bulgudur; mutlaka altta yatan nedenin ortaya konması gereklidir.

Demir eksikliğinin klinik bulguları nelerdir?
Anemi geliştiğinde yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, çarpıntı, çabuk yorulma, deri renginde solukluk, dilde ağrı, tad alma duyusunda azalma, tırnaklarda kırılma ve çizgilenme,  ağız köşelerinde yara gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Besin değeri olmayan toprak, buz, tuz, kağıt, kireç gibi maddeleri yeme isteği olabilir. Demirin eritrosit dışındaki fonksiyonları nedeniyle sinirlilik, iştahsızlık, derslerde dikkati toplayamama, okul başarısında düşme, anlama ve algılama güçlüğü, zeka düzeyinde azalma, sık enfeksiyon geçirme gelişebilir. Süt çocukları yutma güçlüğü, ağlarken morarıp kalma (katılma nöbeti) ve gelişmelerinde duraklama, gerileme ile gelebilirler. Bebek otururken oturamaz, yürürken yürüyemez olur. Bu bulgular demir eksikliğinin erken döneminde, daha anemi ortaya çıkmadan da görülebilir.

Çocukluk ve ergenlikte demir eksikliği anemisinin nedenleri
 Doğum öncesi nedenler
      İkiz ve çoğul gebelikler
      Bebekten anneye veya ikiz eşine kan geçişi
      Diğer kanama nedenleri
Oksijensiz (hipoksi) kalmak
 Doğum sonrası nedenler
      Alım yetersizliği
- Beslenme yetersizliği
      - Ek besinlere geç başlama
      - Aşırı inek sütü kullanımı (>500ml)
      - Vejeteryan beslenme
      - Zayıflama rejimleri
- Yeme bozuklukları
      Emilim bozuklukları
      - Kronik ishaller
      - Kronik enfeksiyonlar
      - Sindirim sistemi doğuştan anomalileri
- Cerrahi olarak barsakların kısaltılması
      - Emilim bozukluğu ile giden hastalıklar
- Anti-asit tedavisi, yüksek mide pH’ı
- Çinko gibi elementlerin fazla alımı
      Demir gereksiniminin arttığı durumlar
      Akut veya kronik kan kaybı
      Paraziter enfeksiyonlar
      Hızlı büyüme dönemleri
Düşük doğum ağırlığı olan bebekler
Erken doğmuş bebekler
Gebelik

Demir eksikliği anemisinin laboratuvar bulguları nelerdir?
Demir eksikliği olduğunda ilk önce depodaki demir azalır, serum ferritini düşer. Daha sonra serum demiri azalır, demir bağlama kapasitesi artar. Bu dönemde transferrin saturasyonu azalır, ancak anemi henüz gelişmemiştir. En son dönemde demir eksikliği aşikar hale gelir, artık anemi de vardır ve buna bağlı bulgular ortaya çıkar. Demir eksikliği anemisinde eritrosit sayısı, hemoglobin, hematokrit değerleri düşüktür; ortalama eritrosit hacmi, ortalama eritrosit hemoglobini, ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu azalmıştır Eritrosit dağılım genişliği artmıştır. Eritrosit içi serbest protoporfirin düzeyi ve serum soluble transferrin reseptör düzeyi  artmıştır. Kemik iliği örneği alınıp demir boyası ile boyandığında eritrosit öncüllerinde demirin hiç olmadığı veya çok azaldığı izlenir. Erişkinlerde kemik iliği aspirasyonu tanı için kullanılmaktaysa da çocuklarda tanı için çok gerekli değildir.

Demir eksikliği anemisi hangi hastalıklarla karışabilir?
Demir eksikliği anemisi sıklıkla akdeniz anemisi (talasemi) taşıyıcılığı ve bazı hastalıklar sonucu gelişen anemilerle karışabilir. Bu hastalıklar arasında enfeksiyonlar, böbrek yetmezliği, karaciğer hastalıkları ve kanserler sayılabilir.
Akdeniz anemisi taşıyıcılığı görülme sıklığı Türkiye genelinde %2 olmakla birlikte İzmir’de %5, Akdeniz Bölgesinde yer yer %10’un üzerindedir. Ailesinde Ege adalarından, Trakya’dan göçmenlik öyküsü olanlarda görülme oranı daha sıktır. Demir eksikliği tedavisine yanıt yoksa, kan sayımında doktorunuzun dikkatini akdeniz anemisi taşıyıcılığı ile uyumlu bulgular çekerse hemoglobin elektroforezi tetkikini isteyerek bu tanıyı doğrulayabilir. Akdeniz anemisi taşıyıcılığı tanısı konulsa da bunun bir hastalık durumu olmadığı, ancak aynı şekilde taşıyıcı olan biriyle evlilik halinde çocuklarda akdeniz anemisi hastalığı görülebileceği bilinmeli ve gebelik öncesi her ikisi de taşıyıcı olan çift mutlaka kan hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Demir eksikliği anemisi Akdeniz anemisi taşıyıcılığı ile birlikte de olabilir, bu durumda önce demir eksikliği tedavi edilmeli, sonra hemoglobin elektroforezi tetkiki yaptırılmalıdır.
Enfeksiyonların neden olduğu anemi, özellikle ilk iki yaşta çocukları etkiler.  Ağır enfeksiyonlara aneminin eşlik ettiği uzun süredir bilinmektedir. Son yıllarda hafif ve yaygın enfeksiyonlarda da anemi görülebileceği üzerinde durulmaktadır, hemoglobin değerlerinde 1,5 g/dl kadar düşme olabilir.

Demir eksikliği anemisinin tedavisi nasıl yapılır?
Tedavide ağızdan alınacak damla veya şurup şeklinde demir içeren ilaçlar verilir. İlaçlar genellikle günde iki kez ve tercihen çocuk aç iken, öğün aralarında verilir. Süt ve süt içeren gıdalarla birlikte verilmez, en az yarım saat geçmiş olmalıdır. C vitamini içeren içecek ve yiyecekler demir emilimini artırır.
Demir ilaçlarının düzenli ve yeterli süreyle kullanılması çok önemlidir.  Birlikte mutlaka aileye ve hastaya dengeli ve demirden zengin beslenme hakkında bilgi verilir. Kas içine veya damardan iğne ile demir ilaçlarının verilmesi şeklindeki tedavi sadece bazı özel durumlarda gereklidir. Bunlar arasında demirin bağırsaklardan emiliminin olmaması, kolit gibi barsak hastalıkları, böbrek yetmezliği gibi durumlar sayılabilir.
Çocuklarda ağır anemi nedeniyle kalp yetmezliği bulgularının ortaya çıkması durumunda eritrosit süspansiyonu 5 ml/kg 3-4 saat içinde vital bulgular yakından izlenerek verilir. Daha sonra demir tedavisine devam edilir. Kalp yetmezliği bulguları yoksa hastaya kan transfüzyonu yapılmaz.
Demirin azı kadar çoğu da zararlı olabilir. Bu nedenle demir ilaçlarını hekimin önerdiği doz ve sürede kullanmak önemlidir. Demir tedavisinin kulanım yolu dozu ve süresi konusunda hekiminizin önerilerine uymanız bu bakımdan da önemlidir.

Tedavi süresi ne kadar olmalıdır?
Tedavi süresi yaklaşık üç aydır. İlk bir aylık tedaviden sonra hemoglobin değerinin normal sınırlara geldiğini görmek gerekir. Hemoglobin değeri normal değere ulaştıysa demir ilacının dozu azaltılarak 6-8 hafta daha tedaviye devam edilir. Böylece demir depoları da doldurulmuş olur. Demir tedavisi kesildikten üç ay sonra çocuk yeniden değerlendirilmelidir; yine anemi ortaya çıkıyorsa altta yatan bir neden vardır, bunun ortaya çıkarılması gerekir.
İlk bir ayda hemoglobin değeri normale ulaşmadıysa bir problem vardır; çocuğun tedaviyi doğru alıp almadığı, ek kayıpların varlığı, tanının doğru olup olmadığı gözden geçirilmelidir.

Demir içeren ilaçların kullanımında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Demir içeren ilaçların tadı çok tatlı olmadığından bazı çocuklarda ilaç alımına karşı direnç görülebilir. Bu çocuklarda ilacın portakal suyu ile birlikte verilmesi hem tadı hem de emilimi artırması açısından yararlı olur.
İlaç kullanımı ile birlikte bazı çocuklarda kabızlık veya ishal, karın ağrısı ve midede yanma hissi gelişebilir. Karın ağrısı varsa ilaç açken akşam saatlerinde verilebilir. Midede yanma ilacın tok karnına, yemekten en az yarım saat sonra alınması ile kontrol altına alınabilir. İlacın kullanımı sırasında çocuğun dışkısı renginin siyaha yakın koyulaştığı izlenebilir.

Demir eksikliği anemisi tedavi edilmezse ne olur?
Süt çocukluğu döneminde gelişmiş demir eksikliği anemisinin erken tanı konulup tedavi edilmediği durumda çocukta ileride demir tedavisi ile kan değerleri normale ulaşsa bile beyin gelişiminde demir elementinin rol alması nedeniyle zeka düzeyinde düşüklük olur. Demir eksikliği anemisi olan çocuklarda sıralama ve yürümede gecikme şeklinde gelişme geriliği, algılamada gerilik ve dikkat dağınıklığı oluşabilir. Okul başarısı düşer. Ayrıca demir eksikliği anemisi devam ederse giderek ilerleyen halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık günlük yaşamı zorlaştırır. Ağır demir eksikliği anemisinde kalp yetmezliği ortaya çıkabilir.

Demir eksikliği anemisi nasıl önlenebilir?
Demir eksikliğinin önlenmesi için süt çocuklarına zamanında doğmuş ise dördüncü ayın sonunda, erken doğmuş ise birinci ayını doldurunca düşük dozda koruyucu demir ilacı başlanması, zamanı gelince demirden zengin ek gıdaların verilmesi önemlidir. Sağlık Bakanlığı koruyucu demir tedavisi uygulamasını desteklemektedir. Çocukların beslenmesine altıncı aydan sonra demir içeriği fazla olan kırmızı et ve yumurta gibi ek gıdaların eklenmesiyle demir eksikliği anemisinin gelişmesi önlenebilir. Ekonomik durumu iyi olan ailelerin süt çocuklarında ilk yıl inek sütü yerine demir içeren devam mamalarını kullanmaları da demir eksikliği anemisi riskini azaltır. Çocuklara günde 500 ml’den fazla inek sütü verilmemelidir.

Demirden zengin beslenme nedir?
Demirden zengin gıdalar dana ve koyun eti gibi kırmızı et çeşitleri, karaciğer, yumurta sarısı, mercimek-nohut gibi bakliyat ve üzüm pekmezidir. Çocuklarda bu gıdaların uygun porsiyonlar halinde her birinin haftada en az üç-dört kez tüketilmesi demirden yeterli beslenmeyi sağlar. Ispanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde fazla demir yoktur ve bitkisel yapısı nedeniyle içeriğindeki demirin emilimi de azdır.

Demir Zengini Besinler
  • Anne sütü
  • Baklagiller
  • Domates
  • Et,tavuk,hindi, sakatat
  • Ispanak, pazı, pancar, maydanoz gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerin tümü
  • kabak
  • kahverengi pirinç
  • Kara hindiba
  • Kuru erik
  • Kuru meyveler
  • Mantar
  • Mercimek
  • Midye, istiridye, karides
  • Pekmez
  • Sardunya
  • Sarı kök
  • Tahıllar
  • Tatlı patates (Türkiye'de yetişmiyor sanırım)
  • Yumurta sarısı
Burada dikkat edilmesi gereken husus haem- demir olan besinlerin tüketilmesine özen göstermektir. Bunlar da kırmızı et, tavuk ve balıktır. Diğerleri haem- demir değildir ve içeriğindeki demirin emilimi haem- demir'e kıyasla düşüktür. Yani çocuklarınızı ASLA vejetaryen- vegan beslemeyiniz! 

Hemoglobin değerleri düşük olduğunda ne yapmak gerekir?

Herşeyden önce bebeğin ek gıdalara başladıktan sonra yeterince demir ve Vitamin C alıp almadığına bakmak gerekir. Hiçbir şekilde demir ve vitamin C yoğun besinleri tüketmeyen bebeklerde demir eksikliğinin görülmesi çok normaldir. Beslenmeyi bir denge ve düzene oturtmak şarttır. Doğru beslenmeyen bebeğin demir eksikliğini takviyeye gidermek oluşabilecek sağlık sorunlarını engellemeye yeterli değildir çünkü demir, bebeğin ihtiyacı olan tek mineral değildir. O yüzden ilk adım beslenmeyi düzene koymak olmalıdır. 

Not: Emziren annenin demir takviyesi alması da problemi çözmez. Çünkü anne sütündeki demir oranlarına etkisi yoktur. 

Beslenmeyi düzene koyduktan 2-3 ay sonra testi yinelemenizi tavsiye ederim. Ancak test günü bebeğinizin hasta olmamasına özen gösterin çünkü hastalık geçici olarak demir oranlarını eksiltebilir.

Yaş
Hemoglobin

Hematokrit
%
Yenidoğan
13,5 -24
42 -68
1 Haftalık
10 -20
31 -67
4-8 Haftalık
10 -18
28 -55
2-6 Aylık
9,5 -14
28 -42
6-12 Aylık
10,5 -14
(ortalama 12)
33 -42
(ortalama 37)
1-2 Yaş
11 -13
32,9 -41
2-5 Yaş
11,1 -13
34 -40

Sonuç itibariyle: Bebeklere demir takviyesi yapıp yapmama kararı test sonuçlarına göre verilmeli. Hb değerleri düşük olan ve dengeli/düzenli beslenmeye rağmen düzelmeyen bebeklere demir takviyesi yapmak anlamlıdır ve bebeğin sağlığı için yapılmalıdır. Bu durumdaki bebekler için demir herhangi bir risk teşkil etmez ve anemi riskini ciddi anlamda azaltır.

          Kaynaklar
  1. Kliegman RM, Behrman RE,  Jenson HB (Eds). Nelson Textbook of Pediatrics, 18th edition, W.B. Saunders Company, 2007, Philadelphia, USA.
  2. Lanzkowsky P. Manual of Pediatric Hematology and Oncology, Third Edition, Academic Press, 2000, San Diego, USA.
  3. Orkin SH, Nathan DG, Ginsburg D, Look AT, Fisher DE, Lux SE (Eds).  Nathan and Oski’s Hematology of Infancy and Childhood, Seventh Edition, W.B. Saunders Company, 2009, Philadelphia, USA.
  4. bebekyapimbakimonarim sayfası

Bir buçuk sene aradan sonra tekrar çalışan anne :) hem de doğumgünümde

Oğlumun doğumuyla beraber bir süre ara vermiştim çalışmaya , daha doğrusu sadece çalışma değil bir çok şeye desem yanlış olmaz. Çünkü ikinci çocukla beraber çoğu şeyden vazgeçmek durumunda kalıyormuşsunuz yaşadım ve gördüm . En azından bu sürece alışana kadar, alışıpta düzene koyunca elbette hayat normale dönüyor :)
Benim için de herşeyin normalleştiği dönem geldi, üzerine işe başlamam da süper oldu tabi.
İlk iş günümde canım eşim orkideyle şenlendirdi odamı saolsun her an desteği ve sevgisini hisssediyorum iyi ki var iyi ki benimle..

iki hafta sonra da masama bu güzel masa isimliğini yaptırmış
dostlarla beraber tatlı da alıp geldi dün, bu hediyeyle beraber , iş yerindeki arkadaşlara da ilk maaş tatlısını ikramda bulunmuş olduk.

Doğum günümde aldığım yeni iş müjdesi bana harika bir hediye oldu
bu yıl doğumgünüm de bu heyecanla çok güzel sonlandı , kutlamalar da cabası tabi ki ;)

Çekilişş

Merhaba ,
Yeni takipçisi olduğum bir blogdaki çekilişi paylaşmak istedim , belki çıkar ya nasip :)
Katılmak isteyenlere duyurulur buraya bir tık sadece :)
ödül ise bu güzel makyaj çantası


Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Zeynep Öztürk COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.