Bebek Sütüne Neler Konmamalı?

Bebeğinizin sütüne bunları koymayın

Neler yanlış biliniyor, neler eksik yapılıyor?Diş sağlığı bebeklikten başlıyor ve bu konuda karnesi kırıklarla dolu ülkemizde sorunun çözümü çocukluk çağına kadar iniyor... Peki neler yanlış biliniyor, neler eksik yapılıyor ve bu konuda yapılması gerekenler neler? İşte uzmanından yanıtlar...

Bebeklerde ilk dişlerin çıkma dönemi her anne babanın korkulu rüyasıdır. Uykusuz geceler ve nedensiz ağlamalar hem çocuğu hem de anne babayı yorar. Çocuk Ağız ve Diş Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır'a göre, diş sürmesini hızlandırıcı bir ilaç bulunmadığı için bebeği rahatlatmanın en güzel yolu temiz bir tülbentin ıslatılarak her beslenme sonrasında bebeğin diş etlerini masaj yaparak temizlemekten geçiyor. Bunun bebeği rahatlatmanın yanında dişlerin temiz bir ortamda çıkmasını sağladığına da dikkat çekiliyor.

DİŞ ÇIKARMA DÖNEMİNDE İLAÇ KULLANILABİLİR 

Dişlenme sırasında ağrı olur ya da olmaz demek mümkün değildir. Çünkü diş çıkması yavaş gelişen, doğal bir olaydır. Bu dönemde çocuğun rahatsızlık hissetmesi doğaldır. Eczanelerde satılan bazı kremlerin diş çıkacak bölgeye sürülmesi, bebeği sadece bir süreliğine rahatlatır. Yutulmasında herhangi bir sakınca olmadığı için çocuk rahatlıyorsa kullanılabilir. Ancak bu kremlerin dişin çıkmasını sağlayıcı ya da hızlandırıcı bir etkisi yoktur.

ERKEN ÇIKAN DİŞ ÇABUK MU ÇÜRÜR? 
İlk dişler bebek 6 – 12 aylıkken çıkmaya başlar. Önce alt, daha sonra da üst dişler çıkar. Bazı çocukların dişleri çok erken bazılarının ise daha geç çıkabilir. Bu nedenle aynı yaştaki çocuklarda dişlerin çıkma zamanları birbirinden çok farklı olabilir. Bunun tıbbi açıdan önemi yoktur. Önemli olan bu durumun bir çocuk diş hekimi tarafından takip edilmesi, dişlerin sayısının ve dişlenme sırasının bilinmesidir. Halk arasında erken çıkan dişlerin zayıf olup çabuk çürüdükleri inanışı ise doğru değildir. Doğrusu bu dişlerin çürük yapıcı etkenlerle daha erken dönemde karşılaşmaları nedeniyle bakımlarına daha fazla özen gösterilmesi gerektiğidir. Doğru ve düzenli bir bakımla çürük oluşumunu tamamen önlemek mümkündür.

HER ATEŞ YÜKSELMESİ DİŞ ÇIKARMAYA BAĞLI DEĞİL 

Çocukların süt dişlerini çıkararak tamamlaması 3-3,5 yaşlarında gerçekleşir. Bu yaştaki bir çocukta toplam 20 adet diş bulunur. 6 yaşa kadar ağızda dişlenme açısından bir değişiklik olmaz. Diş çıkarma döneminde diş etinde kızarıklık meydana gelir ve tükürük akışı artar. Bu durumda genellikle ateş ve bulantı görülmesi dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çünkü diş çıkarma dönemindeki her ateş, bulantı veya grip direkt olarak bu sorunla ilgili olmayabilir. Özellikle 37 37,5 derecenin üzerindeki ateşin diş kaynaklı olmadığının bilinmesi ve bu durumda mutlaka çocuk doktorunun bilgilendirilmesi gerekir.

TEMİZLİĞE DİŞLER ÇIKMADAN BAŞLAMALI 

Düzenli temizlik bebeğin diş çıkarmasından önce başlamalıdır. Dişetleri ve yeni sürmeye başlamış dişler üzerinde oluşan bakteri birikintileri mutlaka temizlenmelidir. Çünkü bu bakteriler gıda artıkları ile etkileşip asit salgılar ve dişlerin çürümesine neden olur. Bunun için anne, temiz bir gazlı bezi işaret parmağına dolayarak veya eczanelerde satılan yumuşak parmak fırça yardımıyla diş ve dişeti üzerindeki plağı temizleyebilir. Fazla basınç uygulanması bebeğin rahatsız olmasına ve uygulama sırasında ağlamasına neden olabilir. Doğru basınç masaj etkisi yaratacağından temizliğin yanı sıra bebeğin rahatlamasını da sağlayacaktır.

Dişlerin düzgün dizilimi için emzirme çok önemli

Emzirmek; dudak, yanak, dil ve çene kaslarının gelişimi için büyük önem taşır. Dişler tüm bu dokular tarafından desteklenmektedir. Bu nedenle, sağlıklı ve düzgün bir diş dizisine ve kapanışa sahip olabilmek için bu dokuların da sağlıklı olması ve gelişmesi gerekmektedir.

ANNE BEBEĞİ AĞZINDAN ÖPMEMELİ 

Halk arasında, "Biberon çürüğü" olarak bilinen ve ülkemizde çok yaygın olan erken dönem çocukluk çağı çürüklerinden bebeğini korumak isteyen annelerin, önce kendi ağız diş bakımına dikkat etmesi gerekir. Çünkü tüm enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi diş çürüklerine de bakteriler neden olmaktadır. Bu bakteriler doğumdan itibaren anneden çocuğa geçer. Özellikle anneden bebeğe çürük yapıcı bakterilerin geçişi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu geçişin, annenin bebeğini ağzından öpmesi, aynı kaşığı ya da bardağı kullanmasıyla ilgisi olabilir. Bebeklere yedirilecek mamaların sıcaklığını kontrol etmek amacıyla annenin kaşıktaki mamayı veya biberonu önce kendi ağzna götürüp sonra bebeğe vermesi, annenin ağzındaki bakterilerin bebeğe geçmesi neden olur. Anne bu konuda her zaman çok dikkatli ve titiz olmalıdır. Biberonun sıcaklık kontrolü mümkün olduğunca elle yapmalı veya mamanın sıcaklığı bebeğin kaşığıyla değil farklı bir kaşıkla kontrol edilmelidir.

Bebeğinize 1 yaştan itibaren GECELERİ SADECE SU VERİN

Biberon çürüklerine, annelerin kendi ağız diş sağlığına dikkat etmemelerinin yanı sıra yanlış beslenme alışkanlıkları da neden olmaktadır. Besleyici değerini artırmak ya da çocuğun sakinleşmesini kolaylaştırmak amacıyla süte, bal, pekmez ya da şeker gibi tatlandırıcılar katılması "biberon çürüğü" gelişimini hızlandırmaktadır. Uykudan önce biberonla verilen süt, uyku sırasında tükürük salgısı azaldığı için dişlerin üzerinde var olan çürük yapıcı bakterilerin asidik bir ortam oluşturmasına neden olur. Bu asitler, dişlerde önce tebeşirimsi beyaz renkte lekeler, daha sonra da "biberon çürüğü" olarak tanımlanan sarı kahverengi renkte çürükler oluşturur. Bebeğin sağlıklı dişlere sahip olması için bir yaşından itibaren gece boyunca; süt, meyve suyu, bitki çayı gibi herhangi bir şey verilmemeli, sadece su içirilmelidir.

Bebeği biberonla UYUTMAYIN

Bebeği uyurken biberon ile beslemek ya da bütün gün ağzında biberon ile dolaşmasına izin vermek; ona kazandırılabilecek en zararlı alışkanlıklardan biridir. Diş çürüğü bu yaş grubu çocuklarda çok yaygın görülür. Erken dönem çocukluk çağı çürükleri, özellikle ön dişlerin tamamını kaplar ve çocukların çok erken yaşta dişlerini kaybetmelerine neden olur. Bu durum diş dizilerinin bozulmasına neden olabileceği gibi beslenme ve psikolojik bozukluklara da yol açmaktadır. Kötü görünen bu dişlere sahip olan ya da dişsiz çocuklar özellikle yuva döneminde arkadaşlarının arasında ciddi psikolojik problemler yaşayabilmektedir. Bu nedenle biberon kullanımında ailelerin çok dikkatli olması gerekir.

BİBERON KULLANIRKEN:

* Küçük delikli emziği olanlar tercih edilmelidir; Çünkü çocuğun yanak, dil ve çene gelişimi için biberonu emerken güç sarf etmesi gerekir.

* Biberon emzik gibi kullandırılmamalıdır; Çünkü sütün, mamanın veya meyve sularının sürekli olarak dişler üzerinde kalması çok hızlı çürük oluşumuna neden olur.

* Sürekli emzik kullanımı; Emziğin bala ya da şekerli şeylere batırılarak verilmesi çok zararlıdır. Mümkün olduğunca erken dönemde (1-1,5 yaşlarında) emzik kullanımı bıraktırılmalı ve çocuk bardak kullanmaya alıştırılmalıdır.

Bebeğin dişlerini korumanın yolları 

* Bir yaşından itibaren bebeğinizi biberonla veya anne memesi ile uyutmayın.

* Biberonla verilen sütten ya da anne sütünden sonra bebeğinize mutlaka su içirin ve ağzının çalkalanmasını sağlayın.

* Bebeğinizi özellikle bir yaşından itibaren düzenli olarak bir pedodontiste (çocuk dişleri uzmanına) götürerek onu erken dönem çocukluk çağı çürüklerinden koruyun.

* Ara öğünlerde bebeğinizi mümkün olduğunca dişler üzerine yapışıp kalan karbonhidratlı, şekerli yiyecekler yerine lifli besinler, sebze, meyve ve kuruyemişle besleyin.

* Üç buçuk, dört yaşına kadar tükürme refleksi tam olarak gelişmediğinden Bebeğinizin dişlerini diş macunsuz ya da çocuk diş hekiminin önereceği fluorid içermeyen diş macunları ile fırçalayın. Diş fırçasını mümkün olduğunca küçük başlı ve yumuşak kıllı seçin, ayda bir yenileyin.

* Çocukların el gelişimlerinde fırçalamanın önemi büyüktür. Bu nedenle bir buçuk, iki yaşından itibaren çocukların dişlerini kendi kendilerine fırçalamalarına izin verin. Ancak çocukların el yetenekleri dişlerin tüm yüzeylerini etkili olarak fırçalamasında yeterli olamayacağından 6 yaşına kadar diş fırçalamasında aktif olarak rol almalı ve 8 yaşına kadar da diş macunu miktarını kontrol etmelisiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Zeynep Öztürk COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.