süt kardeşin doğumgünüsü :))

bu sene 23 nisan tatilinde pazartesi gününü de tatile ekleyip İstanbul'a doğru yol aldık
bundan sonra her sene böyle olacağa benziyor
çünkü kızımın halasının oğlu (aynı zamanda süt kardeşi) Mustafa'nın doğumgünü bu haftaya rastladığı için
bunu da bahane ederek katılımda bulunuruz ailecek :))
bayadır da gitmiyorduk İstanbul'a eşimde ben de özlemişiz
havalar biraz daha ısınmış olsaydı daha iyi olacaktı ama buna da şükür !
İstanbul gezimizi ayrı bir post halinde yayınlıyacağım
şimdi gelelim doğumgününe..
ablam oğluşunun ilk doğumgünü için çok özenmiş ve her bir ayrıntıyı düşünmüş
1 yaş pastası, gelenlere hediyelik magnetler, gelenlerin çocukları için ayrı minik hediyeler,
konfeti ve süslemeler, 1 yaş balonları..
sonuç: güzel bir ilk yaş doğumgünüsü
şimdide fotoğraflar
krokan çikolatalı pastanın görüntüsü çok güzeldi tadı da ayrı bir güzeldi gerçekten

doğumgünü çocuğu Mustafa Alp
annesi tutmuyor onu sakın öyle anlaşılmasın kendisi durabiliyor ayakta :)))

evin süslemesi ablama ait herşey çok güzeldi ablacım ellerine sağlık

leziz ikramlar ..
süslü kurabiyeler ve popcakeler sevgili elticiğimin ellerinden onunda ellerine sağlık..


farklı bir açıdan ayrı kare

Bahar ablamın ellerinden mercimek köftesi ve elmalı kurabiyeler
her ikisi de çok lezzetliydi



Özlem ablacım herşey çok güzel olmuştu ellerine sağlık
Tekrardan tatlıoğluşu(m)nun doğumgünü kutluyorum
Nice senelere sağlıkla huzurla hep birlikte..
(Not: Yayınladığım tarih 26 Nisan .. bu ayrıntıya dikkat :)))

AnadoluJet Bizi Çocukluğumuza Uçuruyor!

AnadoluJet bundan 5 yıl önce 23 Nisan’da doğdu. Hem doğum gününü hem de Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlamak için çocuklar gibi şen bir kampanya düzenledi.

Twitter üzerinde #ben5yaşımdayken ile çocukluğuna uçanlar arasından her 50. kişi AnadoluJet’ten bilet kazanıyor. Tüm tweetler aynı zamanda AnadoluJet Facebook sayfasında da yayında.
AnadoluJet 23 Nisan
Bir bumads advertorial içeriğidir.

harika öneriler

Facebook hesabımda takipçisi olduğum faydalı bilgiler içeren bebek anneleri adlı sayfada
çok hoş bir yazı okudum ve ben çok beğendim 
sizinle de paylaşmak istedim 

Anneler ve Babalar için Harika Öneriler

· Çocuğunuza verebileceğiniz en güzel hediye sizsiniz.

· Çocuğunuzla konuşurken çoğunlukla dinleyin.

· Kendinize iyi bakın ki başkalarına da bakabilesiniz.

· Değişiklik kaçınılmazdır.

· Çocuğunuza sarılma dürtünüze daima boyun eğin.

· Sınırları belirlemeniz çocuklar için iyi bir şeydir, şikayet ederler ama rahat ederler.

· Hiçbir zaman ‘Tamamıyle Mükemmel Anne ve Baba’ olamazsınız.

· İşler yolunda gitmediği zaman ağlayabilirsiniz ama bundan da bir şeyler öğrenmelisiniz.

· Çocuklarınıza eşsiz olduklarını söyleyin, böylece başkalarına benzeme baskısını hissetmeyecekler.

· Çocuğunuza, sizinle birlikte yapmaktan en çok hoşlandığı şeyi sorun ve onu sık sık yapın.

· Haksız olduğunuzda özür dileyin.

· Çocuğunuz sizin söylediğiniz gibi değil, olduğunuz gibi davranır. İyi bir örnek olun.

· Çocuğunuzu iyi bir şeyler yaparken de yakalayın.

· Geçmişte yaptığınız yanlışları affedin.

· Her fırsatta çocuğunuzu cesaretlendirin.

· Koyduğunuz kurallara sadık ama aynı zamanda esnek olun.

· Çocuğunuzun hislerine duyarlı ve saygılı olun.

· İkinizin de kazançlı çıkacağı çözümler bulun.

· Her gün belirli bir süre sadece çocuğunuzla ilgilenin.

· Çocuğunuzun fikrini daha sık sorun.

· Çocuğunuza ‘seni olduğun gibi seviyorum’ deyin.

· Çocuğunuza, ailesine katkıda bulunması için şans verin.

· Birlikte parka gidin.

· Çocuklarınızı başkalarının çocukları ile karşılaştırmayın.

· Çocuğunuza, onun yaşındayken size davranılmasını istediğiniz gibi davranın.

· Çocuğunuzu adıyla tanıştırın.

· Birlikte spor yapın.

· Çocuğunuz sinirli olduğu zaman ‘senin iyi bir kucaklanmaya ihtiyacın var’ deyip kucaklayın.

· Evinizin mükemmel olması yerine tertipli olması önemlidir.

· Birlikte erken kalkıp güneşin doğuşunu seyredin.

· Çocuğunuza ‘sen varolduğun için hayatım çok daha iyi’ deyin

· Akrabalardan ve arkadaşlardan oluşan geniş bir aile kurun.

· Birlikte bir ağaç ve çiçek dikin.

· ‘Ait olma’ çocuğunuzun en temel gereksinimidir.

· Birlikte bir geçit törenine gidin.

· Birlikte kütüphanede vakit geçirin.

· Çocuğunuza ‘nasıl?’, ‘neden?’ ve ‘bana açılmak ister misin?’ gibi sorular sorun. Bunlar çocuğunuzu konuşmaya cesaretlendirecektir.

· Çocuklarınıza kendi sorunlarını çözmelerine fırsat vererek kendilerine olan güvenlerini artırın.

· Birlikte göl veya deniz kıyısına gidin.

· Çocuğunuza başkalarına benzer şekilde değil sizin doğru bildiğiniz şekilde davranın.

· Aileniz için -sorunları ve her şeyiyle birlikte- şükredin.

· Ailece pikniğe daha sık gidin.

· Çocukların istedikleri kitapları almalarına izin verin.

· Birlikte mutfakta bir şeyler yapın, mesela kurabiye.

· Birer bardak meyve suyu ile güneşin batışını seyredin.

· Çocuklar kendilerini yararsız hissettiklerinde huysuzlanırlar. Onlara mutfakta evde işler verin ve size yardımcı olmalarını sağlayın.

· Çocuğunuzun paylaşma duygusunu övün.

· Kendinizi bırakmayın, sorunlar daima çözülür.

· Çocuğunuzun arkadaşları ile tanışın. Arkadaşlarının aileleri ile de tanışın.

· Çocuğunuzun sık sık duyması gereken sözler: Teşekkürler. Bu yaptığın harikaydı. Seninle çalışmak çok zevkli. Sen çok düzeldin. Sana çok güveniyorum

· Çocuğunuza ilk yardım bilgilerini öğretin.

· Birlikte uzun yürüyüşe çıkın.(onun için uygun zamanlarda)

· Çocuğunuza bugün bulunduğunuz yere gelmedeki aile tarihinizi anlatın.

· Sözünüzü tutun

· Çocuğunuzun herhangi bir konuda uzmanlaşmasına yardımcı olun. Gitar, flüt, futbol gibi.

· Evde kıyafet balosu düzenleyin.

· Çocuğunuza olan sevginin onun başarısına bağlı olmadığını hissettirin.

· Ev işlerine yardımını sağlayın. Babanın da.

· Çocuğunuzun da iltifat etme yeteneğinin gelişmesi için kendinizin yaptığı iyi şeyler karşısında ondan iltifat beklediğinizi açıkça belirtin.

· Bir günü, pizza, patlamış mısırla aile sinema günü ilan edin.

· Çocuğunuzun dersleri ile ilgili sorun olduğunda iyice geri kalmadan ders almasını sağlayın.

· Siz meşgul iken çocuğunuz oynamak veya konuşmak isterse ona hemen bir saat belirleyin ve ilgileneceğinize dair söz verin.

· İş, oyun, çocuklara ayrılacak zaman ve yalnız kalacağınız zamanı iyi dengeleyin.

· Çocuğunuzun bilgisayardan haberdar olmasını sağlayın.

· Çocuğunuza onun ilgilendiği konularla ilgili sorular sorun

· Aileniz için eğlenceli şeyler planlayın ki yapılacak tek iş televizyon seyretmek olmasın.

· Çocuklarınıza ait mekan ve zaman tanıyın.

· Çocuğunuza daha çok yapmaması gerekenler yerine yapması gerekenleri söyleyin.

· Çocuğunuza odasının sorumluluğunu verin.

· Birlikte bulmaca çözün.

· Çocuğunuzu başkalarının yanında asla eleştirmeyin.

· Çocuğunuza sevginizi ona iyi davranarak gösterin.

· Şikayetleri dinlemek için aile toplantısı düzenleyin.

· Herkesin kendi pişirdiği yemekten sorumlu olacağı bir ziyafet hazırlayın

· Davranış kötü olabilir ama çocuk asla.

· Aile içinde en komik surat yarışması yapın

· Ayda bir kere bir gününüzü çocuğunuzla birlikte geçirin.

· Çocuğunuz yaramazlık yaptığında: hangi davranışı karşısında neler hissettiğinizi söyleyin

· Çocuğunuza bir çalar saat alın ve kalkmadığı zaman karşılaşacağı problemlerle kendi uğraşsın.

· İçlerinden birisi tehlikede olmadığı müddetçe kavgalarından uzak durun. Kendi problemlerini kendileri halletsin.

· Örnek olmak eleştirmen olmaktan daha iyidir.

· Çocuğunuz ile konuşurken söylediklerinin bazılarını tekrarlayın ki doğru anladığınız belli olsun.

· Arada bir yalnız kalarak kendinizi yenileyin.

· Çocuklarınıza mektup yazma alışkanlığı kazandırın.

· Çocuğunuzun boyunu ve kilosunu sürekli olarak bir yere kaydedin.

· Çocuğunuz için koyduğunuz kurallara sizde uyun.

pazar pikniği ve ilk dondurma

bahara girdik nihayet ve güneşte yüzünü bolca göstermeye başladı
dostlarımızla Nisan ayının ilk pikniğini yaptık bu pazar bizde
piknik mevsiminin gelmesi hep mutlu etmiştir beni, insanın çocuğu olunca iki kat mutlu oluyormuş meğer
 Serra (çok şükür ki) bolca güneş görecek diye ayrıca mutlu oluyorum 
havaların ısınmasıyla beraber çok sevdiğim dondurmayı da yemeye başlamalıyım diye düşünerek eşime siparişlerde bulunuyorum akşamları sağolsun beni kırmayıp elince 6 lı paketlerle geliyor
kızımı da dondurmayla tanıştırmak ayrıca şeref oldu benim için 
gerçi iyi mi ettim onu da bilmiyorum ama (!)
çünkü Serra dondurmayla tanışınca bir canavara dönüştü sanki 
babası da bende müdahele edemedik elimden kapıverdi bir anda
vermek istemedim kendim yediriyim benim kontrolümde yesin derken 
bir çığlıkla dize getirdi babayı da beni de :)))
hasta olursa endişesi olmadı dersem yalan olur ama kendimce ona zarar vermesini engellemeye çalıştım 
elbet benimde yöntemlerim var ;)) o yedikçe bir yandan su içirdim bende 
'bana da versene kızım' dedikçe uzattı bana da yavrum 
gerçekten amacım sadece paylaşmayı öğretmeeek :))
dersem koca bir yalan olur tabi ki de 
bana uzattıkça elindeki dondurmayı azaltmaya uğraşlarım sonuç verdi :))
ve böylece minicik kaldı elinde 
hepsini kendi yedi sandı yavrum 
çubuğu bana uzatırken de ' anne bitti ' diyiverince koptuk eşimle beraber :))

2 yaşa doğru

Elif Serra'nın 1,5 yaşını doldurmasına az kalan şu dönemde
davranışlarında oldukça farklılıklar görüyoruz günden güne 
gelişimi ve değişimi öyle gözle görülür ki !
haliyle bende çevremdeki örneklerden , kitaplardan , internetten vs.. faydalanmaya çalışıyorum 
kendimce araştırma yapıyorum
bebeklerde 2 yaş sendromu görülürmüş bununla alakalı güzel bir yazıyı paylaşmak isterim
facebook sayfamda takipçisi olduğum güzel bir grup
takip edip faydalanmanızı öneririm 
ilgili yazı linkte mevcut ayrıca buradan da paylaşıyorum :))
buyrun ..



ÇOCUKLARDA 2 YAŞ KRİZİ İLE BAŞ EDEBİLME

2 yaş dönemi, çocukluk çağının ergenlik dönemidir. Bu yaşta çocuğunuz hırçın, uyumsuz, inatçı olabilir. İstediğini elde etmek için tutturabilir. Öfke nöbetleri geçirebilir. Hem bağımsız olmak ister, hem de çoğu açıdan halen size bağımlıdır.Öncelikle anne babalar, bunun gelişimin normal bir aşaması olduğunu kabullenmeliler. Doğru davranışlarla bu dönem daha az sıkıntıyla atlatılabilir.

Anne babalar 2 yaş krizleriyle nasıl başa çıkabilirler?
-Sevginizi gösterin. Çocuğunuzu sıkça öperek, sarılarak, sevginizi gösterin. Doğru davranışlarını takdir edin. Böylece, onu iyi davranışa yönlendirmiş olacaksınız.

-Çocuğun özelliklerini kabul edin. Elbette bazı özelliklerini sizden alsa da, her çocuk anne babasından farklı, yeni bir bireydir. Kötü davranışlarını etiketlemeyin.

-Çok fazla kural koymayın. Öncelik çocuğun güvenliği olmalı. Bu nedenle, önce çocuğun rahat hareket edebileceği, kazadan uzak kalabileceği bir ev ortamı hazırlayın. Ona sürekli hayır dememek için, dokunması, karıştırması riskli eşyaları ortada bırakmayın.

-Öfke nöbetleri nasıl önlenir? Çocuğun kapasitesini bilin, belki de ne istediğinizi anlamamıştır. Ona yaşına uygun olmayan sorumluluklar yüklemeyin. Kötü davranışı durdurmak için, sadece yapma demek yetmez, farklı bir çözüm de önermelisiniz, ona yol göstermelisiniz. --Sadece gerekli durumlarda hayır deyin. Mümkün olan durumlarda, ona seçim şansı tanıyın. Örneğin hangi elbisesini giyeceğine, hangi masalı dinlemek istediğine karar verebilir. Öfke nöbetleri genellikle çocuk yorgun, uykulu, açken, yabancı ortamlardayken görülür. Bu gibi durumlarda, önceden tedbir alabilirsiniz.

-Öfke nöbetinde, farklı bir şeye dikkatini çekerek sakinleşmesini sağlayabilirsiniz. Eğer sakinleşmiyor, kendini yerlere atıyorsa, onu durdurun . Odasına veya başka bir yere gönderip sakinleşmesi için süre tanıyın, mola verdirin. Bunu neden yaptığınızı, nasıl bir davranış beklediğinizi ona açıklamayı unutmayın.

-Ona iyi örnek olun. Yapılmasını istediğiniz davranışları siz de yapın.

Serra akvaryumda

balık aşığı kızıma bu hafta sonu babasıyla tünel akvaryum gezisi yapmayı düşündük
iyi ki de düşünmüşüz harika bir gün oldu ufak kazalara rağmen :(
akvaryum hakkında ufak bir ön bilgi yaptık evden çıkmadan önce ve yola koyulduk sonra 
Ankara'nın biraz dışında sayılır bulunduğu yer
alışveriş merkezinin içinde olan akvaryuma vardık
işte biletlerimiz :) tarih ve saat herşey yazıyor özellikle paylaşmak istedim o yüzden

loş olan ortamda fotoğraf çekmeye çalıştım flaş yasak dendi ama flaş kullanmak zorunda kaldık biz 
güzel çıkmadı çünkü flaşsız
şimdi bu güzel geziden karelere gelelim 
ama önce balıklar hakkında bilgi edinelim



Serra'nın balıklarla olan muhabbeti ;)
balıklara dokunmaya ve onlarla konuşmaya çalışan bir kızım var benim

hayretler içerisinde baktı her yere

tek tek inceledik hepsini :))

açık bir havuz yapmışlar akvaryumun tünel kısmına geçiş yerine
dokunmak istesen eline gelir balıklar
Serra'yı zor tuttuk baaa baaa diye bağırdı hep :))

kendi boyunda bakabileceği bir yer bulduk :))

annesinin balıdır  !!
hayretler içinde kaldı canım yavrum :))

babasının şaşkın yavrusu!!

işte bir de aile tablosu :))
Arkamız fon değil akvaryumdan bir kare benim solumdaki balığın bir ağzı var kocaman
açışını görücez hemen altta

 belki Serra'nın kafasından bile daha büyüktü ağzı
kocaman çok korkunçtu
hususen bekledim ağzını açsın da çekiyim diye , yakaladım neyse ki

balığın büyüklüğünü Serra'yla kıyasladık
Serra'dan büyük bir balık , denizde karşılaşsam ödüm kopar resmen o derece
balığın sadece bir kısmı görünüyor burada

ağzını açmadan önceki hali pek ciddi :))
üst yüzgeçleri tırtıklı tırtıklıydı

üstte yüzeyde dolanan vatos balığı çok büyüktü o da

işte köpekbalığı

akvaryumun diğer yerlerinden görüntüler


renkleri çok güzeldi küçük balıkların , parlak ve fosforlu

her bölümün yanında o bölümde bulunan balıklar hakkında bilgiler ve balıkların isimleri yazıyordu

eveeet gelelim gün sonuna
dışarı çıkıpta parka gitmemek olur mu hiç! her dışarı çıkıldığında bu aktiviteleri yapmadan içeri girmiyoruz biz
 hep bu moddayız artık
Serra hanımın da istekleri var hele bir yapılmasın yıkar ortalığı da içeri sokamazsın

neyse ki yoruldu ve uyku geldi de uzun sürmeden dönebildik
bir hayli yorulduk bizde çünkü

yorgun asker böyle pes etti işte :)))

oyuncağını da bu şekilde seçti


ama karar vermek zor oldu her ikisini de elinden bırakmak istemedi
benimde yardımımla sarı olanı seçip aldık
ve şükür ki çıkabildik avm'den




Elif Serra 17 aylık

günlük yaşantıda da kendini hissettiriyor artık kızım 
ev içinde paylaşımlarda bulunuyoruz bunu yaşamak inanılmaz güzelmiş meğer, 
bize dahil olması , yapacağımız şeylerde belirleyici hareketleri görmek, isteklerini belirtmesi vs..
işte 17 ayını dolduran Elif Serra'dan haberler

  • artık söylenilen herşeyi anlıyor ve öğrenmeye çalışıyor bakışlarından bunu hissediyoruz
  • ne söylediği anlaşılmasa da bıdır bıdır konuşuyor kendince bişeyler anlatıyor
  • üzerini giydirip çıkarırken bana yardım ediyor (ellerini kaldırıyor,kollarını kendi giyiyor vs..)
  • sofrayı hazırlarken mutfaktan verdiğim herşeyi tek tek içeri babasına veriyor ve sofrayı birlikte hazırlıyoruz :))
  • bizimle birlikte yemek zamanında oturup ne yersek önüne koyuyoruz eliyle yiyor istediğinden (benim müdahalelerim yine söz konusu tabi(!) kendime engel olamıyorum :((( ))
  • su içtikten sonra (başka bir içecek de olabiliyor) içip ehhhh diye ses çıkarıyor bilerek yapıyor bunu :))
  • yemek yedikten sonra elini lezzetli işareti yapıp ıhh ıhh ıhh diyor güzel manasında
  • yemek yemeye mamma mia diyor
  • dışarıya çıkmak istediğinde dış kapının oraya gidiyor ayakkabılarını eline alıp agga agga diyor
  • gezmeye bayılıyor ve hayvanlara deliriyor, dokunmak istediği hayvanları korkutup kaçırıyor
  • tuvaletini yaptığında sinyal vermeye başladı özellikle büyüğü yapınca hemen anlaşılıyor hareketlerinden
  • oyuncak bebeklerini uyutmak için ayağında sallayıp eee eee diyor
  • en sevdiği oyuncağı alişin başındaki bereyi çıkarıp kendi başına takıyor ve aynaya koşup kendine bakıyor
  • alişi de emziriyim diye kucağıma veriyor emziriyor gibi yapıyorum kahkahayla gülüyor çok hoşuna gidiyor
  • her giyindiğinde ilk önce aynaya koşuyor ve kendini inceliyor
  • artık saçlarını iki kuyruk bile yapabiliyorum , saçlarını toplayınca da hemen aynaya koşuyor tokalarına dokunuyor
  • dışarıya çıktığımızda yaşıtlarını görünce hemen koşup sarılmak istiyor öpmek istiyor 
  • balkonsuz bir evde olmamızdan dolayı cama oturtmayı keşfettim , bayıldı camda oturmaya artık hep dışarı bakmak istediğinde camın önüne gidip abii abii diyerek cama çıkmak istediğini belirtiyor (dışarıda çocuklar topla oynadığından abilere bakıcam demek oluyor bu tavrı :))
  • babasıyla biz işe giderken salondaki koltuğa çıkıyor camdan bize bakmak istediği için
  • artık peşimize ağlamaya başladı :((
  • takla atmayan bayılıyor dombalak dediğimizde nerede olursa olsun hemen başını yere koyup takla atmaya uğraşıyor, yumuşak zeminde kendi takla atabiliyor (boynunu acıtıcak diye ödüm kopuyor ve yine müdahale ediyorum hemen )
  • elektrik süpürgesi, saç kurutma makinesi, blendır, mikser vs.. hala hepsinde korkuyor :( (o yüzden ne düzgün temizlik yapabiliyorum ne de çırpıcıyla yapılabilecek kek vs.. hiç birşeyi yapamıyorum )
  •  parka gittiğimizde salıncaktan inmek istemiyor (saatlerce parkta kalabiliriz yani o derece)
  • en çok sallanmayı seviyor (kaymaktan pek hoşlanmadı mesela tahteravalli de salıncak kadar keyif vermedi )
  • şşştt!! dediğimizde parmağını dudağının üzerine koyup sus işareti yapıyor :))
  • bütün azalarını gösterebiliyor
  • hasta mı oldun kızım sen diyoruz öhö öhöö yapıyor :)) hasta olmuş da öksürüyormuş gibi :))
  • bebek nasıl ağlıyor kızım deyince de ağlama sesi yapıyor
  • tam bir taklitçi , ne yapsak aynısını yapıyor :)))
Aklıma geldiği kadar yazabildiklerim bunlar..
daha fazlası da var elbet ama yazıya dökülmüyor işte herşey..
Olabildiğince video ya almaya çalışıyoruz babasıyla
biliyoruz ki büyüdükçe küçüklük zamanları özlenecek
anıları not etmeye ve kaydetmeye çalışıyoruz elimizden geldiğince ..
Seni çok seviyoruz tatlı yavrum..


Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Zeynep Öztürk COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.