İki yılımız bitti ( 2.Yıldönümümüz )

iki yıl önce bugün lapa lapa kar yağarken evden gelin olarak çıktım 
her yer bembeyaz ben bembeyaz , bütün ailemde hüzün ve mutluluk bir arada
nasıl da geçiyor zaman 
geçmişe dönüp bakıldığında dün gibi hatırlanıyor oysa , 
babama sarılarak ağlamaya başlamam, evde ki herkesle tek tek görüşüp vedalaşmam 
evde uyuyamadığım ! son gecem sabah kadar arkadaşlarımla sohbetimiz
sevdiğim tüm dostlarımın yanımda benimle en özel anımı paylaşması vs..vs.. daha da bir sürü yazamadıklarım..
 eşimle beraberliğimizin başladığı gün herşey çok güzeldi 
balayımızda öyle
 iki yıl içindeki en güzel tatilimizmiş meğer , iyi ki de uzun tutmuşuz diyoruz
balayı yerimizi tavsiye ederim herşeyden memnun kaldık
otelimizin linki Granada 
bu arada fotoğrafta eşimin ikinci yıldönümü için aldıkları var 
benimkileri fotoğraflamadım ama ihtiyacı olan iki şeyi aldım bende ona 
kravat ve kazak güle güle kullan hayatım ..
Seni seviyorum..
çok ama çok mutluyuz Rabbim daim etsin
ve herkese de böyle mutlu bir evlilik nasip etsin..

Part-2 İkinci gün Mostardayız

İlk gün Travniki gezmekle başlayan gezi ikinci gün Mostarla devam ediyor
erkenden kalkıp kahvaltıya inmemiz gerekiyordu amaaaaa
otelde ilk sabahımız fotoğraf çekinmeden olur mu hiç :)))
özenle poz veren ben ve bana merakla bakan kızım odamızın çıkışın holde :))) 
eşime zorla çektirdiğim bu fotoğraftan sonra kahvaltımızı yapıp yola çıktık

geziye karar verdiğimizde  Mostar'ı görücek olmak çok mutlu etti beni daha çok çünkü Bosna'ya dair bilidiğim tek yerdi Mostar köprüsü
uçaktan indiğimizde rehberimizin bir yorum olmuştu 'bugün direk Travniği gezelim Mostara ayrı bir gün ayıralım çünkü Mostarın her karesi ayrı gezilmeli' demişti bunu duyunca Mostar'a karşı merakım daha da artmıştı kiii gelip gezince denilen kadar varmış dedirtti bana. Her yeri ayrı güzelmiş gerçekten ama tahribat çok olmuş bu güzel şirin kentte .
Sarajevo Mostar arası çok da kısa bir mesafe değilmiş arada mola vermemiz gerekti bu yüzden 
ve anlatmaya (fotoğraflarla birlikte) mola verdiğimiz yerden devam etmek istiyorum 
iki saatlik yolculuktan sonra Alperenler tekkesi diye bir yerde mola verdik 
'çok acıkmadık aslında' diyen herkes manzarayı görünce kurt gibi acıkmışa döndü :) bende dahilim buna:)
ilk gün Travnikte biraz üşüdük diye bugün tedbirli giyinelim dedik ama bugün de hava inanılmaz güzeldi 
Travnikle Mostar arası 4-5 derece farkedermiş rehberimiz belirtti bunu kendi de ona göre giyinmiş zaten , neyseki Serra için yanıma yedek baya kıyafet almıştım terlemesin diye otobüste çıkardım üzerini, 
kabanını da otobüste bıraktım inerken bir hırka aldık öyle başladık gezmeye 
manzara nasıl güzeldi tekkenin uzaktan görüntüsü

 İbadethane olarak kurulan bu tekke şuan turistik amaçlı da kullanılıyor
balık ızgara yemek isteyenler de ayrıyeten buraya gelirlermiş. Balığı inanılmaz lezzetliydi

Güneşe doğru çekilen foto itinayla blog için kullanılır işte :)))
kızım ve ben sözde poz verirken

tekkeden aşağıya çok tok bir şekilde inen ben
 manzara çekimine başlarım hemen :))

yemek yerken oturduğum yerden kafamı kaldırıp çektiğim bir poz buda
burası bana Fethiye Saklıkenti anımsattı ama ayrı bir güzelliği var manen hissediyor insan sanki  

Veee Alperenler tekkesini gezen çekirdek ailemiz Mostar'a doğru yola alııır 

Mostar şehrine geldik ve köprünün en güzel fotoğrafının çekildiği yerlerden olan 
Koski Mehmet Paşa camisinden başladık gezmeye 

Caminin minaresi savaşta yıkılmış 
orjınali bu değil yani ama birebire yakını yapılmaya çalışılmış

Cami avlusundan bir kare 
avluda turstik amaçlı satış yapılıyor aynı zamanda 
buranın halkı turistik satışla geçimini sağlıyormuş hemen hemen

Caminin içinden bir kare

şehrin her yerinden görülebilen bu haç özellikle bu tepeye yapılmış
bu tepeden mostarın her yeri görülebiliyor diye bu büyük haç savaş sonrasında inşa edilmiş
ve herhangi bir tahribe uğrar diye yanına gitmek yasakmış 

bu kare resmen şehrin yaşadıklarının özeti bence 
gezip görüp bile elbette

cami avlusundaki mezarlık bizim topraklarımızı anımsattı bana 
mezar taşlarından belki de ,tanıdık bildik, Ecdad uğramış buralara dedirtiyor insana 

İşte hüzünlü Mostar Köprüsü 
Hüzünlü diyorum çünkü rehberimiz yaşananları anlattı da neler görmüş bu köprü bu şehir neler yaşamış içi acıyor insanın , halbuki nasıl yapılmış , nasıl yaşanmış buralarda 
köprü öyle ince düşünülerek inşaa edilmiş ki 
Neretva Nehrinden 24 metre yükseklikte 30 metre uzunluğunda ve yapıldığı dönem itibariyle gelişmiş bir teknolojiyle yapılmış bu köprü, 456 kalıp taş kullanılmış , bu taşlar dayanıklı olsun diye bölgenin 14 km uzagından getirilen toprak kullanılmış, taşların yapımı için bölgeye taş ocağı kurulmuş
binbir zahmetle yapılan bu köprü malesef şehrin istilası olduğunda ilk yıkılan yerlerden oluyor
ve köprüyle ilgili en önemli ayrıntı (bence) 
köprü üzerindeki 99 adet basamak bulunuyor bu basamaklar Allah'ın 99 ismini temsil ediyor

köprüye doğru ilerleyen ince uzun yol turistik amaçlı satış yapılan dükkanlardan oluşuyor
gelen yerli yabancı turistler hediye eşya vs.. alıyorlar buradan 
sırasıyla birkaç dükkandan kare




köprü üzerine geliyoruz nihayet 
köprüden bahsederken demiştim basamak diye işte o basamaklar
yıkılmadan önceki hali gibi yapılmaya çalışılmış
benzettiklerini de söyledi rehberimiz ama basamak sayısı 99 değil 93 adet yapılmış
keşke onuda aynen yapsalardı diye ilave etti.
Köprü 93 yılında yıkıldığı için onu temsil etsin diye 93 yapılmış 

Köprü üzerinden manzara
az önceki Koski Mehmet paşa camide görünüyor bu karede

köprüden karşıya geçtik manzaraya bakıyoruz

şimdi de köprünün altına indik nehrin kıyısına

Mostar köprüsü dibinde bir çekirdek aile

Mostar'a karşı baba-kız

köprüden karşıdayız hala restaurant ve cafeler var bu tarafta 
işte bir restaurant tabelası 
Boşnak böreği Türkiyede bilinir 
biliriz yani yeriz ve severiz de , Bosna'ya kadar gidiyorsun yemeden gelme dediler
yemeden önce tabelasını çekiyim istedim :))


köprüden dönüyoruz 
köprüye son bakış

 hediyelik eşya dükkanlarından birinin içindeyiz 
çok hoşuma giden bu tabloyu fotoğrafladım 

ikinci gün de bitiyor işte otele geldik bile

Akşam yemeği sonrası otel gezisi yaptık eşim ve kızımla 
kahve için harika bir alan 
Serra çok izin vermese de bir kuple oturduk burada 
sonra da doğruuu odayaaa 
eee eee vakti geldi 

Bu güzel gezinin 2. günü de böylece sona erdi 
üçüncü gün yani yarın Sarajevo turu ve ülkeye dönüş günü 
Part-2 finish..

Serranın ilk yurtdışı gezisi BOSNA HERSEK (Part-1)

Bu gezi sadece Serra'nın ilk yurtdışı gezisi değil aslında benim içinde öyle, eşimin daha önce yurtdışına çıkmışlığı var ama kızım ve ben için ilk olduğundan özel :))))
Yolculuğumuzu balkanların güzel ülkesi Bosna Hersek'e yaptık 
Bosna Hersek hakkında çok bilgiye sahip değildim gidene kadar 
haberlerden ya da çevremde anlatılanlardan az çok bilmişliklerim vardı elbet ama gidip görmek orada yaşayanlardan dinlemek başkaymış ve hiçbişey bilmiyormuşum meğer dedirtiyormuş insana
Gerçekten ne zor dönemler yaşamış müslüman kardeşlerimiz ne acılar görmüş ne kayıplar vermiş
Öyle güzel topraklar ki oralar aslında! ecdad da farketmiş zaten ve oralara kadar ulaşıp çok fazla yatırım yapmış bu güzel ülkeye külliyeler camiler medreseler köprüler vs.. 
tabi yapılanların çoğu sırp ve hırvatların şiddetine maruz kalıp harabeye dönüşmüş ne yazık ki , korumaya alınan bölgeler de mevcut ama çoğu harabe olmuş :(
Sırp, Hırvat ve Boşnak bu üç ırk aynı topraklarda yaşıyor hala
ülke de gezerken bile sırp, hırvat olan insanları elle seçebilmek mümkün tavırlarından duruşlarından görüntülerinden ..
Uçaktan iner inmez gezimiz başladı diyebilirim tur görevlisi ve rehberimiz bizi havaalanında karşıladı
başladı anlatmaya
ilk olarak öğle namazlarını kılmak için yeni yapılmış bir camiye gittik
bu cami Endonezya devleti tarafından Sarajevo şehrine savaştan sonra yaptırılmış

caminin içinden kareler


Camide öğle namazlarını kıldıktan sonra kaleyi gezmek üzere Travnik'e doğru yola çıktık


yolculuk esnasında hep Bosnada yaşananlardan bahsetti rehberimiz
her mevsim ayrı güzel olan Bosnanın yazın çok daha güzel olduğunu söyledi
gerçi 'bu tarihlerde genelde çok soğuk olurdu ama şansınıza hava güzel' diye ekledi arkasından da
gerçektende kışı ve sonbaharı sert gecermiş çok kar yağarmış
neyseki şansımıza çok sert bir hava yoktu , Serrayı üşütürüz diye korkuyordum ama kazasız belasız atlattık :)
işte sonbaharın renk cümbüşü

bir hristiyan mezarlığı

Mola verdiğimiz yer dışarıdan görünüm

'baba-kız' moladaki restauranttan yemek sonrası mutlu bir kare

Turumuzun logosu

Kalenin eteklerinde bir Şehitlik
Öyle çok şehitlik var ki burada özellikle bembeyaz yapılıyormuş hristiyan mezarlıgından ayrılsın diye

Gezdiğimiz medrese

Medresenin girişteki tanıtım panosu

medrese içindeki eski el yazısı Kuran-ı Kerimler

Sadaka kutusu

Ecdadın yaptıgı külliye ve medreselerin içinde hep bu fermanı görebiliyosunuz çoğu yerde gördük
boşnak müslüman kardeşlerimiz cidden çok vefalılar ve hasretle sevgiyle anıyorlar ecdadı

kaleiçi caminin minaresi

kale içerisinde gelenler için cafeterya gibi bir yer var ama sonbahar ve soğuk olduğu için kapalıydı
yazın turistik amaçlı kullanım için hizmetteymiş
oranın tabelası

Kaleiçinden Travnik şehrinin görüntüsü

Kaleye çıkarken kalenin surlarının görüntüsü
yolu taşlı olduğu için bebek arabalarıyla çıkamadık
çocuklar kucakta zor çıkıldı kaleye yorucuydu yani paslaşarak taşıdık Serrayı bi eşimde bi bende :)))

Travnik sonrası Sarejevo'da özel okulda yapılan Boşnak kermesine geçtik
bir sürü ikram vardı , kendime bir tabak hazırladım ve afiyetle lüplettim :))

Kermesten sonra kolejın konser salonuna geçtik bizim için verilen konseri dinledik
inanılmaz güzeldi, sırf bu konseri tekrar dinleyebilmek için gelinebilir bu ülkeye dedirtti bana
sadece bana değil aslında grubumuzdaki herkes çok beğendi


bütün ırklardan karışık öğrencilerden oluşan koroda herkes aynı dili konuştu
bizim ilahi ve ezgilerimizi söylediler nasıl mutlu oldum ya çok güzel bişeymiş farklı ırktan insanlarla aynı dilde konuşabilmek bizim dilimizde yani
Konser şefi çok sempatik biriydi , dinleyicileri de sürekli dahil etti koroya ,
hep bir ağızdan söyledik bilindik ezgileri


Konser sonrasında yorgun ve bitkin halde otele doğru yolumuzu aldık
Ve nihayet güzel otelimizin güzel odasına teşrif ettik
yoğun ve yorgun bu günün ardından gerçi nerede olsa yatardık ama odaya gelince inanılmaz mutlu olduk eşimde bende. Çünkü bebekli çiftler için beşikli odalar ayarlanmıştı Serrayı'da koyduğumuz gibi uyudu
bizim kadar o da yoruldu çünkü
ama çok eğlendi canım yavrum konser de çok hoşuna gitti
böylece ilk konser deneyimi oldu kızımında

Veeee 3 günlük gezinin ilk günü sona erdi
Part-1 finish :)))

Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Zeynep Öztürk COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.