Televizyonun zararları (çocuklara:(!)

Televizyonun çok ciddi zararları olduğunu biliyordum fakat bu yazıdan sonra daha da dikkat etmem gerektiğini anladım.. Arada açık olan televizyonda özellikle reklamlar çıktığı zaman pür dikkat kesilen şuan 11,5 aylık olan kızıma kesinlikle ama kesinlikle izlemesine izin vermemeyi düşünüyorum hatta karar aldım izin vermicem..
Bu güzel ve önemli yazıyı blogumda paylaşmayı da kendine borç bildim .. Kesinlikle okuyun  !!




Onların hayatında televizyona yer olmamalı

0-3 yaş arasındaki çocukların uzun süre televizyon karşısında kalmaları, birçok olumsuz sonucu beraberinde getirir. Dil gelişiminde bozukluk, hareketsizliğe bağlı kilo alma gibi negatif etkiler yaratan televizyon izlemenin yol açtığı diğer sorunları Fizyoterapist Ebru Albayrak Sidar sıraladı.

1. Çocuğun zamanını alarak, onu yaratıcı etkinlik ve oyunlard
an alıkoyar.
2. Gerçek olmayan kişi veya yaratıkların var olduğunu sanmasına, gerçeklikten uzaklaşmasına sebep olabilir.
3. TV ekranından yayılan ses, renk ve ışıklar çocuğun sinir sisteminin aşırı yorulmasına sebep olur. Ayrıca bu uyaranlar epilepsi gibi rahatsızlıkları bile tetikleyebilir.
4. Duygusal yönden çocuğun ekrandaki karakterle empati kurmasına ve endişe, korku, mutsuzluk gibi duygu yoğunluklarına sürüklenmesine neden olabilir.
5. 0-3 yaş aralığındaki çocuk; doğru-yanlış, hayal-gerçek gibi ayrımları yapamayacağı için günlük hayatına yansıyacak davranış bozukluklarına sahip olabilir.
6. Sosyalleşmesi ve çevresi ile etkileşim içinde olması gereken çocuklar, televizyon önünde öldürülen zamanla, insan ilişkilerinden ve ahlaki gerçeklikten uzaklaşırlar.
7. Fiziksel gelişim açısından ise çocukları olumsuz etkileyen, en önemli çağlarını televizyon önünde oturarak geçirmeleri, bunun sonucunda ise vücutlarında çeşitli duruş bozukluklarının meydana gelmesidir.
8. Çocuğun konuşma, gülme, ağlama vb. sosyal ve duygusal tepkilerine cevap vermeyen, tek taraflı, cansız bir varlık olan televizyon, zaman içinde çocuğun tepkilerinin azalmasına ve donuklaşmasına sebep olur.
9. 0-3 yaş arasındaki çocuğun ailesi dışında, psiko-sosyal ve psiko-motor gelişimini destekleyebileceği ve televizyon başında geçirdiği zamanları telafi edebileceği başka bir sosyal ortamı olmayacaktır. İşte bu nedenle de ailesinden öğrenmesi gereken birçok gelişim basamağında çeşitli eksiklikler görülecektir.
10. Uzun süre TV karşısında kalmış çocuklarda görülen bazı belirtiler şunlardır:
Etrafa karşı ilgisizlik, onlarla duygusal ve sosyal iletişime geçmeme, kendi halinde olmaya çalışma, kendi etrafında dönme, sallanma, aşırı derecede cansız, nesnelere olan ilgisizlik, seslenince bakmama, göz kontağı kurmama, insanlarla ve yaşıtlarıyla ilgilenmeme, konuşmama, cümle kurmama, iletişim ve etkileşimde problemler, duygusal olarak karşılık vermeme vb.

Daha ilerki dönemler içinde tavsiyeler ;
3 yaş civarında çocukların çizgi film, belgesel ve eğitimsel programları izlemeleri onların yaratıcılıklarını geliştirir ve hoşça vakit geçirmelerini sağlar. Ancak bu yaşlardan itibaren televizyon başında geçirecekleri vakit sınırlandırılmalıdır. Bebeklik çağlarından itibaren fazla televizyon izlettirilen çocukların özellikle iletişim ve konuşma becerilerinin gecikmesi riski oluşmaktadır.

Bazı çizgi filmlerin aşırı şiddet ve korku ögesi içerdikleri ve bu nedenle çocuklar üzerinde birçok olumsuz etkiye yol açtıkları bilinmektedir. Oyun çağı çocuğu henüz hayal ile gerçeği ayırt edemeyeceğinden şiddet ve saldırganlık içeren görüntülerden daha çok etkilenir. Bu nedenle çocuğunuzun izlediği çizgi filmlerin denetimini siz yapmalısınız.

Okula giden çocukların, dinlenme, yemek yeme, oyun oynama, uyku ve ders zamanları çıkarıldığında eğer vakitleri kalıyorsa televizyon seyretmelerine izin verilmelidir. Bu saat de genellikle derslerin bitmesinin ardından planlanmalıdır.

Çocukların günlük televizyon izlemeleri gereken saatler konusunda değişik görüşler olmakla beraber özellikle okul çocuklarının günde bir saatten fazla televizyon izlememeleri önerilmektedir

Çocuğun yaşına uygun programlar izlemesi sağlanmalıdır. Yetişkinler için hazırlanmış dizi, film, magazin türü programların mümkün olduğunca çocuklara izlettirilmemesi gerekmektedir.

Çocuklar genellikle evde yalnız hissettiklerinde ve uygun aktivite bulamadıklarında televizyonu tercih etmektedirler. Çocuğunuzun yaşına ve ilgi alanına uygun oyunlar bulup onunla oynayabilirseniz ve televizyon dışında birlikte eğlenebileceğiniz aktiviteler bulabilirseniz çocuğunuz televizyon izlemek yerine sizinle oynamayı tercih edecektir.



İsrafı Önleyici Yöntemler

Ben mutfakta en ufak şeyin bile israf olmamasına önem göstermeye çalışanlardanım
malum ' israf haramdır ' ayette de geçtiği üzere çok büyük günahı olduğuna inanıyorum..Bir de kalan bazı şeylerin değerlendirilip daha da faydalı hale getirildiğiyle alakalı yazıları okudukça daha titiz davranır oldum ,
''bu kalan şeyle ne yapabilirim , şuna şöyle yapınca daha mı faydalı olur'' vs.. vs..
Neyse arada bu yazılardan paylaşmayı planlıyorum 
işte faydalı bilgilerden ilki :))
LİMONU DONDURUN !

Dondurulmuş limonun şaşırtıcı faydası

Restoranlardaki çoğu bilinçli tüketiciler limonun tamamını kullanır veya tüketirler, hiç bir kısmını ziyan etmezler.

Ziyan etmeden limonun tamamını nasıl kullanırsınız?

Basit... Limonu (yıkayıp) buz dolabınızın buzluk bölümüne koyuyorsunuz. Donduktan sonra mutfak rendesini alıp limonun tamamını rendeleyebilirsiniz. Soymanız falan gerekmiyor. Rendelenmişini yemeklerinizin üzerine serpebilir, sebze salatasına, dondurmaya, çorbaya, makarnaya, makarna sosuna, suşiye, balık porsiyonlarına katabilirsiniz. 
Yemeklerin tamamı, daha önce hiç tatmadığınız mükemmel bir lezzet kazanacaktır. 
Büyük olasılıkla, limon denince sadece limon suyu ve vitamin C aklınıza gelir. Sadece bu kadar olduğunu düşünürsünüz. Artık limonun gizemlerini öğrenince onu kupada içeceğiniz hazır çorbalarınıza bile katabileceksiniz.

Limonun tamamını kullanmanın, bir kısmını ziyan etmeyip yemeklerinize yeni bir lezzet katması dışında asıl avantajı nedir?

Rendelenmiş limonunuz, limonun sadece suyunda bulunandan 5 veya 10 kat daha fazla vitamin içerir. Ve evet, şimdiye kadar bunu kaybediyordunuz. Ama bundan sonra, tüm limonu dondurmak gibi basit bir işlem sonrasında, onu rendeleyip yemeklerinizin üzerine serperek tüm besleyici özelliklerini kullanıyor olacak, yani daha sağlıklı besleniyor olacaksınız. Ayrıca rendelenmiş limonun dinçleştirici ve vücuttaki toksinleri giderici etkisinden yararlanacaksınız.

İşte bunun için limonunuzu buzluğa koyun, donsun ve her gün yemeklerinizin üzerine rendeleyin. Böylece, yiyecek ve içeceklerinizi daha leziz hale getirip daha sağlıklı ve uzun yaşamın anahtarını kullanıyor olun! İşte limonun gizemi budur! Geç bile olsa başlayın, HİÇ olmamasından İYİDİR! Limonun sürpriz yararlarından faydalanın!

Limon (Citrus) kanser hücrelerini öldüren mucizevi bir üründür. Kemoterapiden çok daha tesirlidir. Bunu nereden mi biliyoruz? Çünkü kendilerine yüksek kârlar sağlayacağını bildikleri için limon özütünün sentetik versiyonlarını üretmeye uğraşan laboratuvarlar var.

İhtiyaç duyacağını düşündüğünüz dostlarınıza, limonun hastalık önleyici etkisi olduğunu duyurarak yardımcı olabilirsiniz. Tadı hoştur ve kemo-terapinin korkunç etkilerini göstermez. Kemo-terapi ilaçları üretiminden fayda sağlayan multi-milyoner büyük şirketlerin çıkarlarını riske atmamak adına bu gizemin özenle saklı tutulduğu sürece ne kadar insanın öleceği bilinmez.

Bilindiği üzere, iki çeşit limon ağacı vardır. Limon ve misket limonu. (konu olan limondur, diğeri değil). Limon meyvesini farklı şekillerde tüketebilirsiniz. Pulpa'sı yenebilir. Sıkılarak suyu çıkarılabilir. Limonlu içecekler yapılabilir, dondurma vs.. Limonun birçok vasfı sayılabilir ama en ilginci URLAR, YUMRULAR, KİSTLER, TÜMÖRLER üzerindeki etkisidir.

Bu bitkinin her tür kansere iyileştirici etkisi kanıtlanmıştır. Bazıları onun her tür kanserin tedavisinde faydalı olduğunu söyler. Ayrıca geniş spektrumlu anti-bakteriyel olarak iltihaplara / enfeksiyonlara ve mantara karşı kullanılır. Dahili parazit ve bağırsak kurtlarına karşı etkindir. Çok yüksek tansiyona karşı kan basıncını düzene sokar. Anti-depresandır. Strese ve asabi bozukluklara karşı iyi gelir.

Bu bilginin kaynağı ise çok etkileyicidir: Dünyanın en büyük ilaç üreticisi firmalarından biridir. Bu firmanın beyanına göre 1970'den beri 20'nin üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde limon ekstrelerinin uygulanmasıyla; içlerinde kolon / kalın bağırsak, meme, prostat, akciğer ve pankreas da olmak üzere 12 kanser tipinde başarılı sonuçlar alınmıştır.

4 Ekim Perşembe saat 18:50

Amcamın rahatsızlığından bahsetmiştim daha önce bir kaç postumda
4 ekim perşembe günü akşam ezanıyla beraber ruhunu teslim etti canım amcacım 
öyle sarstı ki bu ölüm beni ve ailemi , kendimi toparlamak biraz zaman alacak sanırım 
kanser nasıl bir illetmiş 6 ayda yavaş yavaş eritti amcamı gözümüzün önünde hiçbişey yapamamak nasıl bir çaresizlik ..
Rabbim kimseye vermesin, beterinden saklasın böyle imtihan bir daha yaşatmasın ..
bayan bir kanser hastasının yaşadıklarıyla alakalı bir yazısını paylaşmak istiyorum 
amcam neler hissetti kimbilir, anlatmadı anlatamadı ..

"Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
... Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..

Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim.. Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim..
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..

Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için
şükredin..
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.. Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.."

bütün hastalara şifalar diliyorum..
Amcama da dua istiyorum ..
 mekanın cennet olsun canım amcacım.. 

Doğumgününe sayılı günler kala

Ekim ayına geldiiik 
geçen sene bu zamanlar; vakit geçsin, bir an önce bitsin diye dua ederdim hatırlıyorum da !!! , ne çabuk geçiyor zaman, bir sene doluyor ve Serra'mız büyüyor.. 
Tatlı yavrum bu son iki ay da inanılmaz yol katetti
bir yerlere tutunup kalkmalara başladı bile , çıkardığı heceler değişti artık kelimeler çıkıyor minik ağzından :))
sürekli dışarıya çıksın gezsin istiyor, seri bir şekilde emeklemesine rağmen canı yürümek istediğinden emeklemiyor tutunup kalkmaya uğraşıyor, kapılarla ve çekmecelerle oynamaya bayılıyor
çekmeceye minik parmaklarını sıkıştırmaya da başladı , gözümü bir an ondan ayırdığımda bir vukuatla karşılaşıyorum her defasında yalnız bırakmaya gelmiyor.. İşimiz zorlaşıyor sanırım :)))
Diş buğdayından sonra sıra geldi doğumgününe :))
 ufaktan hazırlık yapmaya başladım, tütü etek aldım yavruma doğumgününde giymesi için
fotosu da burada 

ama belkide ertelememiz gerekecek kızımın bu ilk doğumgününü, o yüzden ağır aksak yapıyorum herşeyi % 90 gecikmeli olacak kutlamamız diye, belki ufak çaplı minik bir doğumgünü olacak, belki de sade bir kutlama , hiç bilmiyorum nasıl olacak bende merak ediyorum..
gecikme sebebine gelince, daha önce bahsetmiştim bu postumda  amcamın rahatsızlığı ilerledi hastanede tedavisine devam ediliyor ama durumu epey ciddi , dua ediyorum sürekli umarım iyileşir ayağa kalkar ve her zamanki gibi yine yeğenine gelir gider
Canım amcacım seni çok seviyorum ve Allah'tan acil şifalar diliyorum...

Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Zeynep Öztürk COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.